Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ufak hediye
– Küçükten büyüğe verilen hediye
– Küçük armağan
Cümle içinde kullanımı: “Validemizin bize bıraktığı dest-âvîz ömrümüzün en güzel hatırasıydı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ufak hediye
– Küçükten büyüğe verilen hediye
– Küçük armağan
Cümle içinde kullanımı: “Validemizin bize bıraktığı dest-âvîz ömrümüzün en güzel hatırasıydı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ele alıştırılmış
– Yavrudan beslenip alıştırılmış
Cümle içinde kullanımı: “Bu küçük sincap dest-âmûzdur kimseye zararı dokunmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi dürûz
– Kuru duvarın taşları aralarındaki yarıkları harçla doldurup malanın ucuyla çizikler çekmek işi
– Yiv
– Dikiş
– Delik
– Küçük açıklık
Cümle içinde kullanımı: “Duvarlardaki delikleri derz etmeden inşaatı bitiremeyiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Akdeniz
– Güneyde Afrika, doğuda Asya, kuzeyde Avrupa ile çevrili olan deniz
Cümle içinde kullanımı: “Deryâ-yı ebyazı dolaşmış, birçok ülke gezmiş görmüştür.”
Kelime Kökeni: Ad
– Zaaf
– Bitkinlik
– Kuvvetsizlik
– Gücü kalmamış
– Bitkin
– Aygın
Cümle içinde kullanımı: “Dermansız kaldım bu yaban ellerde, gel kurtar beni.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Enlem
– Arz denemesi
Cümle içinde kullanımı: “Yay parçalarının değerini derece-i arz ile ölçmek bilimdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uzun
– Tavil
– Çok süren
– Kısa karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Muhtarın elindeki derâz çubuk çocukların gözünü korkutmaya yetiyor.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Saygısız
– Değersiz
– Tabiatsız
– İntizamsız
– Dargınlık
– Adaletsiz
– İtibarsız
– Adi
– Yakışıksız davranan
– Saygısız kimse
Cümle içinde kullanımı: “Aşkta densiz olmak gerektiğini bilmeyişim mahvıma neden oldu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeryüzünün su ile kaplı yerleri
– Büyük göl
– Büyük nehir
– Tuzlu su kütlesi
– Yoğunluk
– Sınırsız genişlik
– Derya
– Engin
– Bahr
– Ebhur
Cümle içinde kullanımı: “Koca bir deniz gibiydi mavi gözleri, her baktığımda boğuluyorum sanırdım.”
– Gencinden yaşlısına bütün insanların hata yapmasının kaçınılmaz olduğu anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: “Annem hatasız kul olmaz diyerek beni affetti.”