Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sırdaş
– Dost
– Arkadaş
– Yaren
– Kafadar
– Dert ortağı
Cümle içinde kullanımı: ” Dem-sâz ile içilen içkinin, yapılan sohbetin günahı olur mu hiç?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sırdaş
– Dost
– Arkadaş
– Yaren
– Kafadar
– Dert ortağı
Cümle içinde kullanımı: ” Dem-sâz ile içilen içkinin, yapılan sohbetin günahı olur mu hiç?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Düzenbaz
– Hilekar
– Aldatıcı
– Oyuncu
– Hilebaz
– Hileci
– Hile yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Tanrının çocukları yolunu kaybettiğinde dek-bâz olup birbirlerine düştüler.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Korkunç
– Dehşet verici
– Korku saçan
Cümle içinde kullanımı: “Hikayenin sonu dehşetengîz bir olaya doğru giderken hepimiz nefeslerimizi tuttuk.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi dehâlîz
– Sokak kapısıyla merdiven arasındaki aralık
– Koridor
– Hol
– Dar ve uzun geçit
– Geçenek
Cümle içinde kullanımı: “Bu sonu olmayan dehlîzler de nasıl çırpındığımı bilme, öldüğümü görme.”
Kelime Kökeni: Arapça- dehlîz çoğul ad
– Dehlizler
– Koridorlar
– Holler
– Geçitler
Cümle içinde kullanımı: “Gel benimle uzaklara, el ele dehâlizleri aşıp özümüzde dalgalanalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Telde oynayan canbaz
– Canbaz
– Cambaz
– Akrobat
Cümle içinde kullanımı: “Bir dalda iki dâr-bâz oynamaz, bu gönül işinde kalp anca birine yanar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hafız yetiştiren okul
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-huffâz’dan hoca çıkıp bizim köyümüze yerleşmiş.”