Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Haysiyet divanı
– İtibar makamı
– Saygınlık meclisi
Cümle içinde kullanımı: “Divân-ı haysiyet meselesi olmadığı sürece her şey mazide kalacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Haysiyet divanı
– İtibar makamı
– Saygınlık meclisi
Cümle içinde kullanımı: “Divân-ı haysiyet meselesi olmadığı sürece her şey mazide kalacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Anlama
– Zeki
– Algılama
– Kavrayış
– Bilginin verdiği beceriklilik
– Kavrama yeteneği
Cümle içinde kullanımı: “Tanrı öyle bir dirâyet vermiş ki her sorunun altından kalkabiliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Önem verme
– İncelik
– Ufaklık
– İnceden inceye düşünme
– Bakma
– Uyanıklık
– Duygu ve düşünceleri bir şey üzerinde toplama
– Özen
– İlgi
– Uyanık olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Lütfen eşyaların kırılmamasına özen gösterip dikkat ediniz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Köyler
– Beldeler
– Yerleşkeler
Cümle içinde kullanımı: “Dihât ve ilçelerden gelen deprem haberleri birçok insanı üzdü.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El uzunluğu
– El uzatan
– Bir cismin boyunu ifade eden kelime
Cümle içinde kullanımı: “Harama dırâz-dest eden gayrı iflah olmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ağaç
– Şecer
– Meyve veren bitki
Cümle içinde kullanımı: “Dıraht dolu bahçeye girdin de mi laf ediyorsun.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hükümet
– Makam
– Nimet
– Mevki
– Bağımsız olarak idare olunan ülke
– Baht
– Mutluluk
– Saadet
– Talih
– Kut
– Büyüklük
– Toprak bütünlüğüne bağlı milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık
Cümle içinde kullanımı: “Devletin yönetimdeki başarısı milletin refahını eş değer karşılar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Divit takımı
– Yazı yazmak için kullanılan hokka ve mahfaza
Cümle içinde kullanımı: “Yazarın masasından eksik olan devât tüm geceyi ve gündüzü karıştırarak yazdığını kanıtlıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bozkır
– Çöl
– Kır
– Ova
– Sahra
– Geniş arazi
– Step
Cümle içinde kullanımı: “Yeşillikten yoksun deşt misali bir damla suya, ilgiye muhtacım.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Eli bağlı
– El kavuşturmuş
– El bağlamış
– Elden ele
– El ele
Cümle içinde kullanımı: “Suçluyu destbedest edip yere yatırdılar, polisler birazdan gelecek.”