Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İlerisini düşünen
– Tedbirli
– Akıllı
– Uzağı gören
– Öngörülü
– İhtiyatlı
– Müdebbir
Cümle içinde kullanımı: “Öncelikle dûr-endîş olmalı her işe balıklama atlamamalı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İlerisini düşünen
– Tedbirli
– Akıllı
– Uzağı gören
– Öngörülü
– İhtiyatlı
– Müdebbir
Cümle içinde kullanımı: “Öncelikle dûr-endîş olmalı her işe balıklama atlamamalı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ünlem
– Uzak ol anlamında seslenme
– Değnek
– Baston
– Uzak ol emri
Cümle içinde kullanımı: “Bas bas dûr-bâş diye bağırıyor ama kimse dinlemiyor.”
– Bir kişi bir konu hakkında çok iyi bilgiye sahip olduğunu düşünse de konuyla ilgili bilmediği şeyler olabilir bu yüzden başka bir bilene sormak gerekir.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben işimi çok iyi bilirim diyen kardeşime bin bilsen de bir bilene danış dedim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Göğüs
– Sine
– Bağır
– Kaburga altı
– Başla karın arasında kalan bölge
Cümle içinde kullanımı: “Senin sözlerinle lafların bıçak gibi döşüme saplanıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çoluk çocuk
– Evlatlar ve torunlar
– Cinsel organ
– Soy sop
– Zürriyet
Cümle içinde kullanımı: “Dölünü döşünü toplayıp cümbür cemaat gelmişler.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dertli
– Gönlü yaralı
– Kalbi yaralı
– Derdi olan
Cümle içinde kullanımı: “Göğsünün altında dil-rîş saklayana zalimlik yapılmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönlü çeken sevgili
– Kalbi cezbeden
– Yüreği baştan çıkaran
Cümle içinde kullanımı: “Evimizin dirliğini düzenini bozan dil-keş kadını hemen kapının önüne koyun.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Huzurlu
– İçi rahat
– Yüreği rahat
– Gönlü ferah
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim bizi dil-hûş olanlardan eylesin inşallah.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yürek parçalayan
– Yürek tırmalayan
– Gönle eziyet veren
Cümle içinde kullanımı: “Dil-hırâş çığlıklarını duyuyor musun, dinle ve vicdanını susturma.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hem-zebân
– Aynı dili konuşan birden fazla kişi
– Dil kökenleri aynı olan
Cümle içinde kullanımı: “Dildeş olan kültürler eninde sonunda ortak bir nokta bulmayı becerirler.”