Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hayırlı dua
– Hayır istenen dua
– Güzel dua
– Uğurlu dua
Cümle içinde kullanımı: “Duâyı hayr gönüllerimizi rahatlatacak, yüreklerimize su serpecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hayırlı dua
– Hayır istenen dua
– Güzel dua
– Uğurlu dua
Cümle içinde kullanımı: “Duâyı hayr gönüllerimizi rahatlatacak, yüreklerimize su serpecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dostluk kuran
– Dostu olan
– Sevgilisi olan
– Dostu tutan
Cümle içinde kullanımı: “Dost-dâr kişileri pek bir severim, cana yakın insanlarla iyi geçinen.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kale muhafızı
– Kale merkez kumandanı
– Kale bekçisi
– Komutan
Cümle içinde kullanımı: “Dizdâr gibi bekleyen gözlerinin habisinde sürgündüm.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Avrupa
– İslam olmayan ülkeler
– İslam ülkelerinden olmayan ülkeler
Cümle içinde kullanımı: “Birçok vatandaşımız geçimlerini sağlayabilmek için diyâr-ı Küfr de çalışıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ülke
– Memleket
– Devlet
– Yurt
Cümle içinde kullanımı: “Diyâr diyâr dolandım da senden gayrısını kendime eş bulamadım.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dindar
– Dine bağlı olan
– Mütedeyyin
– Din inancı güçlü kimse
Cümle içinde kullanımı: “Yaptıkları ve söylediklerinden sorumlu olan birisin, kimse senin diyânet-kâr oluşunu eleştiremez.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Cinli
– Cin çarpmış
– Sinirli
– İçinde cin olduğuna inanılan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerindeki deli bakışı dîv-gîr misali insanı korkutuyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cin ağacı
– Dev ağacı
Cümle içinde kullanımı: “Bu ormanı özel kılan şey çok yağmur alması ve bütün ağaçların dîvdâr olmasıdır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Duvarcı ustası
– Duvarcı
– Duvar ören kimse
Cümle içinde kullanımı: “Öyle bir dîvâr-ger bul ki işinin ehli olduğunu duvara dokununca görebilelim.”
– Bir kişi karşısında ki kişiyi kusurlarıyla kabul etmezse yalnız kalır anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: ” Arkadaşıyla kusurları yüzünden konuşmayan kardeşime kusursuz dost arayan dostsuz kalır dedim.”