Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hazret-i Adem
– İnsanlığın atası
– Beşeriyetin babası
– İlk insan
-İlk baba
Cümle içinde kullanımı: “Ebül-beşer insanların ilk atasıdır, bizlerin onun torunlarıyız.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hazret-i Adem
– İnsanlığın atası
– Beşeriyetin babası
– İlk insan
-İlk baba
Cümle içinde kullanımı: “Ebül-beşer insanların ilk atasıdır, bizlerin onun torunlarıyız.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kuyruksuz
– Kuyruğu eksiksiz
– Noksan
– Eksik
– Soyu tükenmiş
– Kötü
– Hayırsız
– Yaramaz
– Zürriyetsiz
– Kısır
Cümle içinde kullanımı: “Aklını da kalbini de ebter birine amanet etmiş mahvına doğru ilerliyor.”
– O’nu ilgilendirmeyen konularda ahkam kesen kişiler gerektiği tavrı bir gün görürler anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: ” Sınıfta herkese ahkam kesen, ne söylediğini bilmeyenlere haddini bildirdim, ne demişler haddinin bilmeyene bildirirler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Gözler
– Basarlar
– Görücüler
– Dikkat sahipleri
– Görüşler
Cümle içinde kullanımı: “Kara ebsârına bakan korkup kaçacak, deli gibi bakıyor.”
– İnsanların çalışmak ve bir işe yaraması gerekir. Çalışamayan, tembel, faydasız kimselerin ölüden farkı olmadığı anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: ” Kardeşime sınavdan düşük not aldığı için faydasız baş mezara yaraşır dedim.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Şaşırmış
– Ne yapacağını bilmeyen
– Sersem
– Budala
– Düşünceleri dağılmış
Cümle içinde kullanımı: “Ebrkâr, korkmuş veledin elinden tutup su içirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dindarlar
– Salih kimseler
– Hayır ve hasenat sahibi kimseler
– Özü sözü doğru olan kişiler
– İyi kimseler
– Hayır sahipleri
– Sadık kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Cennetin peşinde olan ebrâr, kendisini doğruluktan ayırmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bulut
– Sehap
– Ürkmek
– Kaçmak
– Endişe
Cümle içinde kullanımı: “Tepemizde dolaşan bu uğursuz ebr başımıza gelecek lanetlerin habercisi gibiydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dünya adamları
– Dünya işlerine bel bağlayan kimseler
– Dünya hayatına odaklanan kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı dehr hiç ölmeyecek gibi yaşar, ahireti aklına getirmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsan
– İnsanoğlu
– Ademoğlu
– Şahıs
– Kişi
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı beşer doğruyu da yanlışı da kendi bulmalıdır.”