Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül sarayı
– Gönül alan
– Gönlü fetheden sevgili
Cümle içinde kullanımı: “Benim bir başı mağrur dil-sitânım sen misin böyle feryat figan eyleyen.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül sarayı
– Gönül alan
– Gönlü fetheden sevgili
Cümle içinde kullanımı: “Benim bir başı mağrur dil-sitânım sen misin böyle feryat figan eyleyen.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül eğlendiren
– Gönlü hoş eden
– Gönül yapan
Cümle içinde kullanımı: “Şarkılarda türkülerde ruhumuzu dil-sâz eden nağmelerle eğleneceğiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül alan
– Gönül kapan
– Gönül fetheden
– Aşık olunan sevgili
Cümle içinde kullanımı: “Benim güzeller güzel Dil-rübâm, varlığın soluk almama sebeptir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dertli
– Gönlü yaralı
– Kalbi yaralı
– Derdi olan
Cümle içinde kullanımı: “Göğsünün altında dil-rîş saklayana zalimlik yapılmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönlü okşayan
– Gönlü hoş tutan
– Gönlü ferah tutan
Cümle içinde kullanımı: “Göndermiş olduğunuz mektup biçare yüreğime dil-pesend merhem misali geldi.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönül okşayan
– Gönlü iyi tutan
– Kalbi okşayan
Cümle içinde kullanımı: “Sözlerinizdeki dil-nüvaz kelimeler beni öylesine mesut etti ki anlatamam.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönüle yerleşen
– Gönülde yer bulan
– Kalpte yer bulan güzel
Cümle içinde kullanımı: “Önemli olan da dil-nişîn, kalbi iyileştirecek bir yaren bulmak.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Duygusuz
– Gönlü ölmüş
– Kalbi ölmüş
– Hissiz
– Duygusu olmayan
– Katı yürekli
Cümle içinde kullanımı: “Dil-mürde olandan kork evladım, acıması yoktur sevgisi noksandır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tercüman
– Tilmaç
– Dilden dile çeviri yapan
– Dilmeç
– Çevirmen
– Mütercim
– Tercüme eden
Cümle içinde kullanımı: “Öncelikle dilmâç bulup bu mektupların çevirisi yapılmalı sonrasında karar verilmelidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönlü çeken sevgili
– Kalbi cezbeden
– Yüreği baştan çıkaran
Cümle içinde kullanımı: “Evimizin dirliğini düzenini bozan dil-keş kadını hemen kapının önüne koyun.”