Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tamu
– Cehennem
– Günah işleyenlerin öldükten sonra cezalandırılacakları yer
Cümle içinde kullanımı: “Bilirim elbet bu dünyada olmasa da belanı dûzahta bulacaksın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tamu
– Cehennem
– Günah işleyenlerin öldükten sonra cezalandırılacakları yer
Cümle içinde kullanımı: “Bilirim elbet bu dünyada olmasa da belanı dûzahta bulacaksın.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dikici
– Diken
– Dikmiş
– Dikişçi
– Dikim yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Sen bildiğin gülü kokla bende bildiğim dûza devam edeyim.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bakire
– El değmemiş kız
– Kız
– Kız oğlan kız
– Dokunulmamış
Cümle içinde kullanımı: “Bir başak gibi olan dûşîze açmamış gül goncası gibidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Dün geceye ait
– Dün geceki
– Dün geceyle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Dûşîne rüyalarını kimselere anlatma, hayırlısı olsun de geç.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hurma ve üzümden yapılan pekmez
– Pekmez
– Meyvelerin kaynatılarak koyulaştırılmış biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Çocukken en sevdiğim şey ekmeğin arasına dûşâb sürüp yemekti.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Atasözleri
– Darbımeseller
– Halka mal olmuş öğüt verici sözler
Cümle içinde kullanımı: “Durûb-i emsâl deneme ve gözlemlere dayalı sözlerdir, mutlaka kulak asılmalıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Çarpmalar
– Dövmeler
– Vurmalar
– Darblar
Cümle içinde kullanımı: “Savaşta bahsi geçen durûb öldürücü ve yaralayıcı olabilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Zırhlar
– Savaşta giyilen kıyafetler
– Cevşenler
– Çelik kıyafetler
Cümle içinde kullanımı: “Göğsümüze taktığımız durû sayesinde bize kötülük gelemez inşallah.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Telgraf
– Uzağı yazan
– Belirlenmiş işaretleri iki merkez arasında yazılı haberlerin ve belgelerin iletişimini sağlayan araç
Cümle içinde kullanımı: “İletişimin tarihinde en büyük icatlardan biriside Dûr-nüvîs’tür.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uzağı gösteren
– Dürbün
– Bakaç
– Uzgözler
Cümle içinde kullanımı: “Dûr-nümâ olmadan o kadar ilerisini görmek mümkün değildir.”