Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kapılar
– Bablar
Cümle içinde kullanımı: “Yüzümüze kapanan ebvibe emin ol ki hayırlısı olandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kapılar
– Bablar
Cümle içinde kullanımı: “Yüzümüze kapanan ebvibe emin ol ki hayırlısı olandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kapılar
– Bablar
– Başlıklar
Cümle içinde kullanımı: “Ömrümüzde karşımıza birçok ebvâb çıkar ancak bazıları kapılıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Altın babası
– Varlıklı ve zengin kimse
– Parası çok olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Doğuştan Ebüz-zeheb dünyaya gelenler hep şanslıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Fatih Sultan Mehmed’in lakabı
– Fetheden
Cümle içinde kullanımı: “Fetih gerçekleştiren padişahlara Ebül-feth lakabı verilirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hazret-i Adem
– İnsanlığın atası
– Beşeriyetin babası
– İlk insan
-İlk baba
Cümle içinde kullanımı: “Ebül-beşer insanların ilk atasıdır, bizlerin onun torunlarıyız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Eb
– Baba
– Ata
– Peder
– Papaz
Cümle içinde kullanımı: “Ebû kendi soyundan gelenlere deneyimlerini miras bırakmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kuyruksuz
– Kuyruğu eksiksiz
– Noksan
– Eksik
– Soyu tükenmiş
– Kötü
– Hayırsız
– Yaramaz
– Zürriyetsiz
– Kısır
Cümle içinde kullanımı: “Aklını da kalbini de ebter birine amanet etmiş mahvına doğru ilerliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kahramanlar
– Yiğitler
– Cesurlar
– Mertler
– Alpler
Cümle içinde kullanımı: “Gözü korkmaz alnı ak ebtâl, bu savaştan hakkınız olan zaferi alacaksınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Karınlar
– Batınlar
– Nesiller
– Kuşaklar
– Döller
Cümle içinde kullanımı: “Atalarımızın dayandığı ebtân Selanik’e kadar uzanır.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Dilsiz
– Sükut eden
– Sessiz
– Ebkem
– Konuşamayan
Cümle içinde kullanımı: “Sülalemizde ebsem olan kişi çoktur genetik gibi bir şey galiba.”