Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– insan
– Mahlukların en üstünü
– Kişi
– Şahıs
– Ademoğlu
Cümle içinde kullanımı: “Ecell-i mahlûkat tüm canlıların en zekisi ve en zalimidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– insan
– Mahlukların en üstünü
– Kişi
– Şahıs
– Ademoğlu
Cümle içinde kullanımı: “Ecell-i mahlûkat tüm canlıların en zekisi ve en zalimidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Eşref
– Celil ve alı
– Pek büyük
– Ölüm
– Ölüm anı
– Hayatın sonu
– Ölüm anı
– Ölüm zamanı
Cümle içinde kullanımı: “Ecel kapıya dayandığında kaçmanın, saklanmanın mümkünatı yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En uygun
– Daha büyük
– Pek münasip
Cümle içinde kullanımı: “Gözüme ecder görünen kıyafetleri seçip şimdilik saklıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Anlaşan
– Çakır doğan kuşu
– Anlaşmak
Cümle içinde kullanımı: “Ecdel taraflar nihayetinde bir orta yolu bulabildiler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mezarlar
– Kabirler
– Gömütler
– Makberler
Cümle içinde kullanımı: “Bedenlerimizi saran ecdâs bizi ölümle kutlayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dedeler
– Atalar
– Büyükler
– Büyük babalar
– Yaşlı kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Sahip olduğumuz Ecdâd, ölümden korkmaz vatanına sahip çıkar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yabancılar
– Ecnebiler
– Bir ülkede tasarruf hakkı olmayan kimse
– Tanınmayanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ecânib kimselere ayrımcılık yapamazsınız, insan her yerde insandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Pek cahil olanlar
– Çok cahil olan kimseler
– Bilgisiz olanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ecâhile anlattıkların ancak havaya gider bir faydası dokunmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Beyaz
– Ak sefid
– Akça
– Parlak
– Kara karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Ebyaz düşünceler insanı içeriden çürütmeye devam eder.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Beyitler
– İki mısradan oluşan müteşekkil kısımlar
– Şiir parçalar
Cümle içinde kullanımı: “Şairin ebyâtları insanın gönlünü sızlatıyor, bir okusuna.”