Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Güzel kokular
– Sürülecek hoş kokulu yağlar
Cümle içinde kullanımı: “Güzel kadınların edhânları mis kokulu çiçeklerden çıkar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Güzel kokular
– Sürülecek hoş kokulu yağlar
Cümle içinde kullanımı: “Güzel kadınların edhânları mis kokulu çiçeklerden çıkar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Definler
– Gizli
– Gömülü şeyler
– Görünmez
Cümle içinde kullanımı: “Hepimizin içinde kimsenin görmediği ve bilmediği edfân vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Araç gereçler
– Aletler
– Edatlar
– İş için gerekli malzemeler
– Takımlar
– Parçalar
– Malzemeler
Cümle içinde kullanımı: “Tamir için gerekli olan edevâtı da yanınızda getiriniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Duygu, düşünce ve hayallerin nazım veya nesir biçiminde anlatılma sanatı
– Yazın
– Nazım ve nesir yoluyla kaleme alınan tüm eserler
– Bu eserleri inceleyen bilim dalı
Cümle içinde kullanımı: “Edebiyât ile ilgilendiği yıllarda üç kitap yayımlamış ve şiirler yazmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Edebiyata özgü
– Terbiye ile ilgili
– Nezaketle alakalı
– Yazınsal
– Edebiyatla alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Kullandığı cümlelerin hepsi eddebî bir hava katmış değil mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Terbiye
– Hüsn-i ahlak
– Utanma
– Hicap
– Naziklik
– Örtülmesi gereken yerler
– Avret yerleri
– Edebiyat bilimi
– İncelik
– Zarafet
– Kavlen
– Haya
– Güzel ahlak
Cümle içinde kullanımı: “Bir insanı güzel gösteren edebi, kalbini temiz tutan vicdanıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dua eden
– İlmiye mensuplarının ve şeyhlerin imzalarının üzerine koydukları ibare
– Duacınız anlamındaki ibare
Cümle içinde kullanımı: “Mektubun sonunda gördüğümüz eddâî kime ait olduğunu pekala belli ediyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mataralar
– Su kapları
Cümle içinde kullanımı: “Eddâvâ içine doldurduğu konyağı gizlice içmeye devam ediyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Araç gereç
– Başlı başına anlamı olmayan kelime veya harf
– Alet
– İlgeç
– Avadanlık
– Derleme
Cümle içinde kullanımı: “Gereksiz edât kullanımı cümlenin anlam bütünlüğünü bozar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Borç ödeme
– Verme
– Üslûp
– Tarz
– Davranış
– Muamele
– Tavır
– Yerine getirme
– Anlatı tarzı
Cümle içinde kullanımı: “Görülmemiş güzelliği zarif edâsıyla aşık olunmayacak gibi değildi.”