Kelime Kökeni: Arapça-eczâ+Farsça-hâne
– Eczacı dükkanı
– İlaç satan yer
– İlaç dolabı
Cümle içinde kullanımı: “Ezcâhâneye baktın mı belki de yarayı sarabileceğimiz bir şeyler vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-eczâ+Farsça-hâne
– Eczacı dükkanı
– İlaç satan yer
– İlaç dolabı
Cümle içinde kullanımı: “Ezcâhâneye baktın mı belki de yarayı sarabileceğimiz bir şeyler vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Parçalar
– Cisimler
– Kısımlar
– İlaç yapımında kullanılan malzemeler
– Eczacılıkta kullanılan kimyasal maddeler
Cümle içinde kullanımı: “Askeriyeden gelen çocuk yanında getirdiği eczâ ile bir karışım yapıp hastaya içirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ceyiller
– Milletler
– Kabileler
– Kavimler
– Nesiller
– Soylar
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı’nın kuruluş dönemine dayanan ecyâlımızda yüz kızartıcı bir vaka yaşanmamıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cevaplar
– Yanıtlar
– Karşılıklar
Cümle içinde kullanımı: ”
–
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kof
– İçi boş
– Çok cahil
– Ortası boş
– Kovuk
Cümle içinde kullanımı: “Ağacın içi ecvef çıktı bir işe yaramaz artık.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Erkek adı
– Çok iyi
– Pek ala
– En cömert
– Pek iyi
Cümle içinde kullanımı: “Ecved olanı bulacağım derken ömrünü bir hiçe harcadın.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En iyi cevaplayan
– En iyi yanıt veren
Cümle içinde kullanımı: “Hocaların içerisinde escveb olan birini çağırmalıyız ki talebeler feyz alsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yakınlar
– Komşular
– Mücavirler
Cümle içinde kullanımı: “Çevredeki ecvâr sayesinde köydeki yangın çabucak söndürüldü.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Bardaklar
– Camlar
– Cam bardaklar
Cümle içinde kullanımı: “Köşkün tüm ecvâmı bir anda sebepsiz yere patlayıp kırıldı.
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cisimler
– Katı maddeler
Cümle içinde kullanımı: “Ruhtan bağımsız olan escâm insan hizmetindedir.”