Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Zor iş
– Güç iş
– Müşkil emir
Cümle içinde kullanımı: “Hocanın vermiş olduğu emr-i müşkili yerine getirecek birini bulamadık.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Zor iş
– Güç iş
– Müşkil emir
Cümle içinde kullanımı: “Hocanın vermiş olduğu emr-i müşkili yerine getirecek birini bulamadık.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gerçekleşmesi imkansız iş
– Yapılması imkansız şey
Cümle içinde kullanımı: “Emr-i mûhâl kılınmış tek şey ölümsüzlüktür, bu dünyada ölmeyen tek bir canlı yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Düzgün iş
– Sağlıklı iş
Cümle içinde kullanımı: “Emr-i marûf için öncelikle sıhhat ve akıl gerekmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Büyük ve önemli iş
– Büyük emir
– Büyük komut
Cümle içinde kullanımı: “Allah’tan gelen emr-i azîm böyledir, masumların boynu bükülmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Keyfiyet
– Maslahat
– Konu
– İş
– Belge
– Talimat
– Ferman
– Komut
– Buyruk
Cümle içinde kullanımı: “Gelen emir doğrultusunda hareket etmenizi tavsiye ediyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hz. Muhammed
Cümle içinde kullanımı: “Emîn-i Vahy İslam’ın son peygamberi ve Müslümanların rehberidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Mevsuk
– Korkmaz
– Korkusuz
– Emniyet sahibi
– Şüphe etmeyen
– İtimat eden
– Güvenen
– Kesin bilen
– Emin
– Tehlikesiz
– Sakıncasız
– Sağlam
Cümle içinde kullanımı: “Kendinden son derece emîn olduğuna göre bir şeyler biliyor demektir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hizmetçi
– Memur
– Emeği geçmiş
– Sadık hizmetçi
– Uzun süre emeği geçmiş kimse
Cümle içinde kullanımı: “Evin yaşlı emekdârı Rıza efendinin hepimiz üzerinde emeği büyüktür.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Son
– Uç
– En uzun
– Encam
– İntiha
– Nihayet
– Bir şeyin kenarı
– Sivri noktası
Cümle içinde kullanımı: “Yarının emedi elbet kara topraktır lakin öncesinde yaşam için savaşmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cariye
– Kadın köle
– Kadın sahabe
– Halayık
– Karavaş
Cümle içinde kullanımı: “Cahil cühela bir emedir lakin yumuşacık bir kalbi bal gibi tatlı sözleri vardır.”