Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Gübre
– Yığın
– Tepe
– Küme
– Öbek
– Grup
– Tomar
Cümle içinde kullanımı: “Ağzının içinde enbâr var gibi geviş getirip duruyor sinir oluyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Gübre
– Yığın
– Tepe
– Küme
– Öbek
– Grup
– Tomar
Cümle içinde kullanımı: “Ağzının içinde enbâr var gibi geviş getirip duruyor sinir oluyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Heybe
– Dağarcık
– Yiyecek çantası
– Deri çanta
– İki gözlü torba
Cümle içinde kullanımı: “Enbân içinde ne varsa birlikte katık eder karnımızı doyururuz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mesajlar
– Haberler
– Peygamberler
– Salıklar
– Bilgiler
Cümle içinde kullanımı: “Size gönderilen enbây uymamakta ve isyan etmekte ısrarcı mısınız?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bön
– Avanak
– Aptal
– Et kafalı
– Alık
– Ahmak
– Aldatılabilen
Cümle içinde kullanımı: “Kalabalığın içerisinde kendisini dinleyecek bir enâyi bulur.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dizinler
– Sıralar
– Diziler
– Düzenler
– Kaideler
Cümle içinde kullanımı: “Enâzîm bir oldu mu ayrılık gayrılık korkusu düşmez insanın aklına.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Parmak uçları
– El parmaklarının uçları
Cümle içinde kullanımı: “Kalem tutan enâmil alev alırken kelimelerin basiretsiz kalışına tanıklık ettim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Mahlukat
– Nas
– Halk
– Yaratılmışlar
– Yaratıklar
– Herkes
– İnsanlar
Cümle içinde kullanımı: “Tüm alemlerde bulunan enâm yaratıcının eseri, başyapıtıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bencil
– Hodkâm
– Hodbin
– Egoist
Cümle içinde kullanımı “Enâî insanlardan her zaman biraz çekinmiş uzak durmuşumdur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Zühre
– Venüs
– Nahid
– Seyyare
– Çulpan
– Çoban yıldızı
Cümle içinde kullanımı: “Kalbimin enâhîdi ışığınla ömrün boyunca yolumu aydınlatmaya devam et.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Harman yerleri
– Harman tarlaları
Cümle içinde kullanımı: “Yaz ayları geldi mi tüm köylü enâdir de toplanır şenlik yapılır.”