Cümle içinde kullanımı: Ad
– Kıvrım
– Büklüm
– Buruşukluk
– Ayrım
– Katlantı
– Dönemeç
Cümle içinde kullanımı: “Derinin encûh haline bakılırsa çok önceden tuzlanıp kurutulmuş.”
Cümle içinde kullanımı: Ad
– Kıvrım
– Büklüm
– Buruşukluk
– Ayrım
– Katlantı
– Dönemeç
Cümle içinde kullanımı: “Derinin encûh haline bakılırsa çok önceden tuzlanıp kurutulmuş.”
Kelime Kökeni: Ad
– Öd ağacı
– Kabuğu hoş kokulu odun
Cümle içinde kullanımı: “Encûg kokulu evin içinde anlatılmaz bir huzur ve neşe saklı.
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Nihayet
– Akıbet
– Son
– İşin sonu
– Netice
– Vargı
– Sonunda
Cümle içinde kullanımı: “İkimizin yaralı yüreklerinin elbet bir encâmı olmalı değil mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Soylular
– Asiller
Cümle içinde kullanımı: “Atalarının encâb kimseler olduğunu söylüyor ancak gerçeği bilemeyiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İşkembe
– Dere
– Çay
– Dolap beygiri
– Hayvan
– Küçük akarsu
Cümle içinde kullanımı: “Ayağı topal yolcu enbüreyi köprü olmadan geçemez.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koklama
– Koku
– Koku alma
– Esans
– Koku alma duyumu
Cümle içinde kullanımı: “Enbûy organını kırdığından avuç avuç kan gelmeye başladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İzdiham
– Topluluk
– Güruh
– Cemaat
– Kalabalık
– Ziyade
– Çok
– Yığılma
Cümle içinde kullanımı: “Kuru sözleriyle enbûhu etkileyebileceğini zannediyorsan yanılıyorsun.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Peygamberler
– Nebiler
– Yalvaçlar
– Haberciler
Cümle içinde kullanımı: “Enbiyâ sözlerinden yola çıkarak iyiliği benimseyin içselleştirin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ortaklık
– Şeriklik
– Müşareket
– İştirak
Cümle içinde kullanımı: “Enbâzî eden kişiler öncelikle kendisini belli etsin karar sonrasında verilecektir. “
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ortak
– Şerik
– Namlar
– Lakablar
– Hissedar
– Müşterek
Cümle içinde kullanımı: “İş gereği enbâz olmuş paralarını ve güçlerini birleştirmişler. “