Kelime Köken: Farsça
– Musikide bir makam adı
– En eski birleşik Türk klasik makamı
Cümle içinde kullanımı: “Beste-nigâr makamından çalınan müziğe bir ses ver, nasıl da kalp ediyor değil mi?”
Kelime Köken: Farsça
– Musikide bir makam adı
– En eski birleşik Türk klasik makamı
Cümle içinde kullanımı: “Beste-nigâr makamından çalınan müziğe bir ses ver, nasıl da kalp ediyor değil mi?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Şarkı ve tiyatro manzumelerine makam ve ahenk uyduran kimse
– Beste yapan kimse
– Besteci
– Besteleyen
Cümle içinde kullanımı: “Beste-kâr dedikleri müziğin ahengiyle dans edip notaların üzerinde uçan kimsedir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Şarkıcı
– Muganni
– Muganniye
Cümle içinde kullanımı: “Beste-hân olarak mesleğini icra eden bir hanımefendi tanıyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Şaşkın
– Dili tutulmuş
– Nefesi tutulmuş
– Soluğu tutulmuş kimse
– Düşünceleri dağılmış
Cümle içinde kullanımı: “Yaşanan felaketin boyutunu beste-dem suratına bakıldığında anlayabiliyorsunuz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Merbut
– Bağlı, bağlanmış
– Bir şarkının ahengi
– Tiyatro oyunun ezgisi
– Müzik eseri
Cümle içinde kullanımı: “Artık senle ben hazin bir sonla biten beste gibiyiz, şarkımız son notasına kadar içimizde kalacak…”
Kelime Kökeni: Farsça
– Düğüm
– Bağ
– Rabtetme
– Bağlama
– Derdest etme
– Bitiştirmek
– Düğümlemek
Cümle içinde kullanımı: “Görülen o ki iki yüreği birbirine best eden incecik şefkatten örülü bir bağ mevcut.”
Kelime Kökeni: Arapça-besm
– Cana yakın
– Güleryüzlü
– Çok gülen kimse
– İçten davranan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bessâm biri kadın bulursan eğer onu bağrına basıp geleceğinin nasılda ışıltılı olacağını tahayyül et.”
Kelime Kökeni: Arapça-büsûr
– Sivilce
– Çıban
– Akne
Cümle içinde kullanımı: “Yüzünde çıkan besreler o denli fena ki bakmakta zorlanıyorum.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yaramaz
– Şımarık çocuk
– Piç
– Ahlaksız doğmuş çocuk
– Besmele çekmeyen kimse
– Veledizina
Cümle içinde kullanımı: “Besmelesiz hayaller kurduğumuzdan mıdır nedir yüzümüzü güldüren şeyler yapamadık.”
Kelime Kökeni: Arapça-besmele+Farsça-nâme
– Tasavvufi edebiyatta mutasavvıf şairlerin besmele tefsirlerini konu alan eserlere verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Besmele-nâme tarzındaki eserlerin tercümesi biraz daha hassasiyet içeriyor.”