Kelime Kökeni: Arapça-bâdire çoğul biçimi
– Badireler
– Olaylar
– Hadiseler
– Vakalar
Cümle içinde kullanımı: “Menfi bevâdir karşına hep çıkacak lakin sen her şeye karşı dimdik durmayı bilmelisin.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâdire çoğul biçimi
– Badireler
– Olaylar
– Hadiseler
– Vakalar
Cümle içinde kullanımı: “Menfi bevâdir karşına hep çıkacak lakin sen her şeye karşı dimdik durmayı bilmelisin.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâdihe
– İçe doğan duygular
– Akla gelen düşünceler
Cümle içinde kullanımı: “Başkalarının ne dediğinden çok bevâdih hislerime odaklanırım.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâdiye çoğul biçimi
– Çöller
– Kırlar
– Sahralar
– Badiyeler
– Kumluklar
Cümle içinde kullanımı: “Bevâdî düzlüklerde seni her gece, her sabah kaybeder gözyaşlarımın içinde geri bulurdum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gulyabani
– Düşman
– Hasım
– Dev
– Husumet eden
– İfrit
Cümle içinde kullanımı: “Geceleri ortalıkta gezen betyâr gibi dolanıp insanların yüreklerini ağzına getirmeyi bırakmalısın.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mahzen
– Yer altında yapılan tahıl ambarı
– Yer altına yapılan depo
– Yer altı deposu
Cümle içinde kullanımı: “Betûrâk da bulanan buğday ve yulafları çıkarma zamanı geldi kış iyice kendini hissettiriyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kendini Allah’a adamış kadın
– Hz. Muhammed’in kızı Fatıma’nın lakabı
– Kök salan fidan
– Salkım saçak ağaç
– Erkeklerden arınmış kadın
Cümle içinde kullanımı: “Kendini Yaradan’a adayan Betûl’ler gözlerini ve yüzlerini Ademlerden sakınırlar.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ağaçtan yapılmış yuvarlak tepsi
– Sini
– Kesici
– Çok keskin
– Tabla
– Tahtadan tepsi
Cümle içinde kullanımı: “Konağın deposundan çıkan eskimiş betûklar bir zamanlar çok kullanılmış olmaktan yıpranmış durumda.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şal yapan ve satan kimse
– Kilim satan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Büyük büyük annem bettâtlık yapar tığ ve şişle ördüğü rengarenk şalları çeyizlik kızlara satardı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok kesici
– Keskin
– İyi kesen
Cümle içinde kullanımı: “Kılıcın bettârı insanın serinkanlı olanını yanında taşıyacaksın ki mertçe savaşabilesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebter sözünün müennes dişil biçimi
– Yol kesme
– Çevirme
– Kuyruğunu kesme, kısaltma
– Kısır kadın
– Çocuğu olmayan kadın
– Bitkin
– Sefil
– Döl vermeyen
– Verimsiz
Cümle içinde kullanımı: “Toprağın kurağı evliliğin betrâ olanı hayır getirmez derler. “