Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Üzüm
– Asma meyvesi
Cümle içinde kullanımı: “Yaz geldi mi bağlarda ki lezzetli engûr çeşitlerini görmeye gel.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Üzüm
– Asma meyvesi
Cümle içinde kullanımı: “Yaz geldi mi bağlarda ki lezzetli engûr çeşitlerini görmeye gel.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Asel
– Bal
– Bal ırmağı
– Arılar tarafından üretilen tatlı ve koyu sıvı madde
Cümle içinde kullanımı: “Ağzından engübîn aksa yine de seveceğini sanmıyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Masalcı
– Masal anlatan
– Hikaye anlatan
– Hayali şeyler anlatan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Engâregû sesinin tonunu yumuşatıp bizi uykunun esir almasına izin verdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Destan
– Masal
– Hikaye
– Taslak
– Şüphe
– Zan
– Nakış
– Tamamlanmayan
– Eskiz
Cümle içinde kullanımı: “Başyapıtı ortaya çıkarmadan önce kaç engâre yırttım bir bilsen.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Nefisle ilgili
– Nefse özgü
– Öznel
– Subjektif
– Afaki karşıtı
– Nesnel karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Olaylara birazda enfüsî bakamadığınız için yaşanan felaketleri kaldıramıyorsunuz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Enfiye kutusu
– Küçük boyutlu kutular
Burun otu koyulan kap
Cümle içinde kullanımı: “Enfiyyedân çıkardığı tozu burnuna götürürken yüzüne bakmakan imtina ettim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Burun otu
– Buruna çekilen çürütülmüş tütün tozu
– Keyif verici toz
Cümle içinde kullanımı: “Cebinin iç astarından enfiyye kutusunu çıkarıp burnuna götürdü.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Soluklar
– Nefesler
– Hava alıp verme
Cümle içinde kullanımı: “Enfâs devam ettiği sürece acı ve mutlu onlar hep olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– İnsanlar
– Neferler
– Ahali
– Topluluklar
– Cemaatler
– Halk
Cümle içinde kullanımı: “Arkamızdaki enfâr böyle sağlam oldukça bize hiç bir şey olmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ganimet malları
– Kurân-ı Kerîm’de bir sure
– 8. sure
– Beytülmale
Cümle içinde kullanımı: “Hep bir ağızdan ve yürekten okuban enfâl sonrası ilahiler dinlendi.