Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Cephe Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cibâh

– Savaş hattı

– Yüz

– Alın

– Yön

– Taraf

– Savaşta ordunun merkezi bölgesi

– Alnaç

– Yüze karşı gelen taraf

– Ön taraf

Cümle içinde kullanımı: “Ön cehpenin duvarları yağan yağmur yüzünden baya hasar almış.”

Ceb-hâne Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-ad

– Ateşli silahların malzemesi

– Barut ve benzeri ateşli silahları ve bunların malzemesinin korunduğu yer

– Silahların muhafaza edildiği yer

Cümle içinde kullanımı: “Ceb-hâne mühimmatla dolu tüm askerlere yetecek kadar malzeme mevcut.”

Ceberût Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Azamet

– Celâl

– Ulu

– Pek büyük

– Allah’ın büyüklüğü

– Eflatuncu filozoflar

– Kudret

– Çok büyük

– Merhamet etmeyen

Cümle içinde kullanımı: “Yıllarca gözümde ceberût olarak gördüğüm bu insanın aslında zayıf karakterli birini olduğunu öğrenmek çok tuhaftı.”

Ceberiyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ceberî sözünün müennes dişil biçimi 

– Cüz’i iradeyi reddeden felsefe

– Ceberî

– Beşeri iradeyi inkar edip kabul etmeyen mezhep

Cümle içinde kullanımı: “Ceberiyye mezhebine mülzem olanlar Kaderiyye mezhebinin tam tersi bir inanca sahiptir.”

Cebelû Nedir?

Kelime Kökeni: Ad

– Sefer sırasında tımar ve zeamet sahiplerinin beraberinde götürdüğü kimse

– Tam teçhizatlı er

Cümle içinde kullanımı: “Sipahiler tarafından yetiştirilip silahlandırılan askerlere Cebelû denirdi, tımar sisteminin sekteye uğramasıyla yavaş yavaş ortadan kalmıştır.”

Cebelistân Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-cebel+Farsça-istân

– Dağlık yer

– Dağlık

– Dağlarla kaplı bölge

Cümle içinde kullanımı: “Dört bir yanımız cebelistân, tüm yanımız surlarla kaplıyken sen diyorsun önündeki engelleri aşarak bana gel, söylesene o kadar kolay mı sana gelebilmek?”