– Kesin karar vermek
– Kararlılık göstermek
– Kelime sonundaki harekeyi düşürmek
– Kati karar
– Kesin yargıya varmak
Cümle içinde kullanımı: “Aleyhinizde ki cezm etme ancak hastalık mazeretiyle ertelenebilir.”
– Kesin karar vermek
– Kararlılık göstermek
– Kelime sonundaki harekeyi düşürmek
– Kati karar
– Kesin yargıya varmak
Cümle içinde kullanımı: “Aleyhinizde ki cezm etme ancak hastalık mazeretiyle ertelenebilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Kararlılıkla
– Cezm suretiyle
– Düşünmeden kesin yargıya varmak
– Kestirip atmak
Cümle içinde kullanımı: “Hayat öyküsünü duyduğumuzda yaptıkları ve cezmen uyguladıklarıyla büyük bir benzeşme görüyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Mutlu
– Sevinçli
– Bahtiyar
– Mesut
– Tomruk
– Kütük
Cümle içinde kullanımı: “Cezl dolu bir evlilik hayatı geçirmenizi temenni ederim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kırılmış
– Budanmış
–Parçalanmış
– Kesilmiş
– Paralanmış
– Parçalara ayrılmış
Cümle içinde kullanımı: “Gururunun cezîz olduğunu biliyorum fakat bu kabullenmemelisin.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Mezopotamya denilen Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki yer
Cümle içinde kullanımı: “Kitapta geçen olayların El-Cezîre’de gerçekleştiği yazmaktadır”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Arap yarımadası
– Arabistan yarımadası
Cümle içinde kullanımı: “Cezîretü’l-Arab son rotasıydı sonrasında onunla ilgili hiçbir haber alamadık”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Her tarafı sularla kaplı kara parçası
– Ada
– Göl suları tarafından kuşanmış kara parçası
Cümle içinde kullanımı: “Yaz geldiğinde bütün bir aile olarak cezîreye gidilecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-cezr
– Kök
– Asıl
– Çekilme
– Alçalma
– Geri gelme
– Dönme
– Med karşıtı
– Ric’at
– Soy
– Suyun çekilmesi
Cümle içinde kullanımı: “Aklı gelip giden bir girdap, cezir gibi bir var bir yok oluyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-cezm
– Kararlılık
– Niyet
– Arapçada bir kelimenin sonundaki harf veya hareketi birleştirme yada düşürme
– Kati karar
– Kesin karar
Cümle içinde kullanımı: “Kişinin gerçek cezimi buysa uygulamamız gerekmez mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Peltek olmayan
– Bozuk olmayan
– Zengin
– Bol
– Geniş
– Çok
Cümle içinde kullanımı: “Depodaki cezîl olan yiyecekleri bir araya getirip mutfağa götürelim.”