Kelime Kökeni: Ad
– Süngü
– Mızrak
– Kargı
– Ucu sivri demir çubuk
Cümle içinde kullanımı: “Cıda tutan elleri, bıçaktan keskin gözleriyle bana doğru geliyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Süngü
– Mızrak
– Kargı
– Ucu sivri demir çubuk
Cümle içinde kullanımı: “Cıda tutan elleri, bıçaktan keskin gözleriyle bana doğru geliyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Acımasız
– Zalim
– Gaddar
– Kıyıcı
– Merhametsiz
– İnsafsız
– Haksızlık eden
Cümle içinde kullanımı: “Mevla’dar korkmaz cezzâr bir adam olmasaydı masumların kanıyla elini yıkar mıydı?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Aşırı derece de çekici veya cezbeli olan
– Cezbeden
– Çok çekici
Cümle içinde kullanımı: “Teyzemin gençliğini tarif etmek içi cezzâb kelimesi bile yetersiz kalıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kahve pişirmeye yarayan küçük kap
Cümle içinde kullanımı: “Közün üstüne koyduğu cezveden gelen mis kokulu kahve daha içmeden bizi şenlendirmeye yetti.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Büyüleyici
– Aşırı etkileyici
– Etkileyici
– Çekici
Cümle içinde kullanımı: “Cezûb görüntüsüyle bizleri kendimizden geçirtir, tatlı diliyle yılanı deliğinden çıkartırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Sabırsız olan
– Aşırı sabırsızlanan kimse
– Feryat eden
– Sabır gösteremeyen
Cümle içinde kullanımı: “Dertlerin vahametinden kaçarken cezû ruhun, hüznün gemisine çoktan binmişti.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Köktencilik
– Radikalizm
– Dinde, bilimde ve siyasette kökten yenilik yapma eğilimi
Cümle içinde kullanımı: “İnsan yaşamında en az bir kez cezriyye değişiklikler olmalı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Radikallik
– Sebebe yönelik
– Köke özgü
Cümle içinde kullanımı: “Sorunumuzun cezrîlik ve temelden çözümünü bulamadıkça yaşayamayacağız.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Radikal
– Kökle ilgili
– Kökten
– Köklü
Cümle içinde kullanımı: “Kötülüğün bile aslı ve cezrî vardır, derinlerde ise acıyla işlenmiş kederler.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kesin kararla ilgili
– Kati karar veren kimse
– Kararlı
– Yargıya varan
Cümle içinde kullanımı: “Bu hikaye de ikimizin cezmî ile mutsuz bitmeye mecbur bırakıldı.”