Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dünya
– Alem
– Kainat
– Evren
– Yerküresi
– Acun
Cümle içinde kullanımı: “Cihân şahidim olsun ki bu gün arkamdan konuşanlar yarın yüzüme bakacak gurura sahip olamayacaklar.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dünya
– Alem
– Kainat
– Evren
– Yerküresi
– Acun
Cümle içinde kullanımı: “Cihân şahidim olsun ki bu gün arkamdan konuşanlar yarın yüzüme bakacak gurura sahip olamayacaklar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Vuruşma
– Öldürme
– Kıtal
– Dövüşme
– Savaş
– Muharebe
Cümle içinde kullanımı: “İki insanın cihâfı ne denli kanlı ne denli karmaşıksa o denli vahim sonuçlar doğurur.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– İkinci Mahmut döneminde savaş masrafları için kesilen sikke
– Savaşla ilgili işler
Cümle içinde kullanımı: “Halktan alınan cihâdiyye harp hazırlıkları ve askerin ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Cihat ile ilgili
– Cihat ile alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Saygı değer efendimizin cihâdî kararını vermesini bekliyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dünya işlerini bir yana bırakarak Tanrı’ya ulaşmak için kendi benliği ile mücadele etme
– Nefisle mücadele
– Nefsi ile savaş
Cümle içinde kullanımı: “Gerçek savaş nedir bilir misin, cihâd-ı ekber ile dövüşmek ve kazanmaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Din uğruna savaşma
– İslam uğruna savaşma, mücadele
– Din savaşı
– Din yolunda mücadele, çalışma
Cümle içinde kullanımı: “Cihâd uğruna kaç can feda edilmeli, kimler inancı için göklere yükselmeyi göze alabilir?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İslâm adına savaşma
– İslam müdafaası için cenk etme
– Savaş
Cümle içinde kullanımı: “Cihâd-ı asgar için dökülen kanlar helaldir, bizlerin inancı için yaşayan insanlarız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yürek yakan
– Zevkli
– Ciğer yakan
– Çok acı
– Ciğeri yakan teessür
Cümle içinde kullanımı: “Dünyam yıkılırken annesizliği ancak şu kelimeyle anlamlandırabilirim, ciğer-sûz!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Evlat
– Ciğer parçası
– Çok sevilen
– Çocuk
Cümle içinde kullanımı: “Sen ki benim ciğer-pârem, sensiz bu kul nasıl yaşamaya dayansın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kına
– Elleri ve saçları boyayan ağaç tozu
Cümle içinde kullanımı: “Ciğer otundan yapılan yeşil otu suyla karıp ellerine ve ayaklarına sürdü.”