Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Girdap
– Burgaç
– Anafor
Cümle içinde kullanımı: “Gökyüzü değişmeye başladığında çarh-âbın gelişinden korkun.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Girdap
– Burgaç
– Anafor
Cümle içinde kullanımı: “Gökyüzü değişmeye başladığında çarh-âbın gelişinden korkun.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tuzak
– Kalkan
– Çıkrık gibi dönen yuvarlak dolap
– Askerlerin yapmış olduğu eğitim
– Talim
Cümle içinde kullanımı: “Gelen habere göre askerde çarha sırasında düşüp ayağını kırmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Dokuzuncu gök
– Eski Türk inanışı
– Bay Ülgen
– Gök Tanrıya verilen isim
Cümle içinde kullanımı: “Eski Türkler, çarh-ı nühümü Tanrı olarak kabul etmiş ve saygı duymuşlardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Mavi gök kubbe
– Mavi gökyüzü
– Masmavi sema
Cümle içinde kullanımı: “Çarh-ı mînâ kara bulutlardan arındığın öyle bir berraklaşacak ki parlaklığı gözlerimizi alacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kötü talih
– Zalim felek
– Gaddar kader
Cümle içinde kullanımı: “Çarh-ı gaddâr bizlere acımadı son nefesimize bile musallat.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Talih
– Baht
– Bir makine ve dolaba teşbih olunan sema
– Dolaba benzeyen gökyüzü
Cümle içinde kullanımı: “Çarh-ı felek döndükçe hayat devam edecek bizlerde kimin haklı kimin haksız olduğunu göreceğiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gökyüzü
– Sema
– Gök
Cümle içinde kullanımı: “Çarh-ı devvâr güneşle aydınlanır, gecenin karanlığıyla sessizliğe boğulur.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gökyüzü
– Felek
– Kader
– Kısmet
– Talih
– Nasip
– Şans
Cümle içinde kullanımı: “Çarh-ı devrân bizden yana dönecekse bunun tek sebebi iyilik olacaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Devreden
– Dönen
– Dönen çark
– Felek
– Gökyüzü
– Sema
– Dünya
– Ok yayı
– Kiriş
– Çakır doğan
– Alem
– Talih
Cümle içinde kullanımı: “Bizden önce çarh böyle dönmüşse de biz bu işe bir dur diyecek zekaya sahibiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört köşeli şarap şişesi
Cümle içinde kullanımı: “Özel bir üretim olduğunu Çâr-gûşî şişesinden anlayabilirsiniz. “