Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çeşmesi çok olan yer
– Pınarı çok olan yer
Cümle içinde kullanımı: “Çeşme-zâr bir köy olduğundan toprak bereketlidir odun eksen yeşerir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çeşmesi çok olan yer
– Pınarı çok olan yer
Cümle içinde kullanımı: “Çeşme-zâr bir köy olduğundan toprak bereketlidir odun eksen yeşerir.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Bengisu
– Abıhayat
– Ebedi hayat suyu
– Dirim suyu
Cümle içinde kullanımı: “İçersen çeşme-i hızır ölmezsin lakin birçok insanın ölümüne şahit olursun.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Abıhayat
– Bengisu
– Ölümsüzlük suyu
Cümle içinde kullanımı: “Çeşme-i hayvân bir mükafat mıdır yoksa bir ceza mıdır?
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Bengi su
– Ölümsüzlük suyu çekmesi
– Abıhayat
– Dirim suyu
Cümle içinde kullanımı: “Çeşme-i âb-ı hayât senin ellerinden akar da ben içmem mi sanıyorsun?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Büyücü
– Gözbağcı
– Afsuncu
– Sihirbaz
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-bend olduğu söyleniyor insanları korkutuyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yalvaran
– Af dilemek
– Birinden kendini acındırarak bir şey istemek
Cümle içinde kullanımı: “Suçunun bağışlanması için el pençe çeşm-bâz olman gerekirken nasıl isyan edersin?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yüz örtüsü
– Peçe
– Atların yüzüne takılan meşinden gözlük
– Giz
– Sır
Cümle içinde kullanımı: “Günahını çeşm-âvîzle örtmeye çalışman nafile, içindeki ihaneti gözlerinden okuyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Tanıdık
– Göz aşinalığı olan
– Tanış
– Bildik
– Aşna
Cümle içinde kullanımı: “Siz yıllar sonra rast ettiğim çeşm-âşinâ bir dost gibi değil hafızamdan tümüyle sildiğim bir varlık olarak kalacaksınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Nazar boncuğu
– Muska
– Hamaylı
– Göz boncuğu
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-ârû yakasına takmış kafir gözlerden korunmaya çalışıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ay ve yıldızlar
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-i Şeb şahit olsun ki bu yara bende seninle birlikte yaşamaya ilelebet devam edecektir.”