Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çadır
– Gölgelik
– Gece
– Şeb
– Tün
– Gündüz karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Gül dikenden ayrı durmaz, çetr güneşe küsmez.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çadır
– Gölgelik
– Gece
– Şeb
– Tün
– Gündüz karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Gül dikenden ayrı durmaz, çetr güneşe küsmez.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Kapsüllü, eczalı tüfek
– Çeşnisi olan
Cümle içinde kullanımı: “Yemeğin çeşnilisi, kadının güzel sözlüsü makbuldür.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Lezzet
– Tat
– Yemeğin tadına bakma
– Tadımlık
– Yiyeceklerin tadı
Cümle içinde kullanımı: “Anne yemeklerinin güzel olmasının sebebi sevgi çeşnisidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Düğün dernek
– Şölen
– Davet
– Bayram
– Ziyafet
– Yemekli toplantı
Cümle içinde kullanımı: “Tüm ailenin bir arada olduğu, ölümün izlerini silecek bir çeşn düzenleyeceğim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Nazar boncuğu
– Kısa bir zaman
– Bir an
– Göz boncuğu
Cümle içinde kullanımı: “Çocuğu mektebe yollarken yakasının içine bir tane çeşm-zed dikiver.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gözü sulu
– Çok ağlayan
– Sulugöz
Cümle içinde kullanımı: “Son zamanlardaki çeşm-ter halime bakıp gülmeyi unuttuğumu düşünebilirsin.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Utangaç
– Mahcup
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-pîş biridir, insanların bakışlarına karşılık vererek konuşamaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Göz dolduran
– Her zaman görülebilen
-Görünüşüyle etkileyen
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-nişîn güzelliğiyle herkesi kendisine aşık etti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Gözevi
– Göz yuvası
Cümle içinde kullanımı: “Ağlamaktan bitap düşmüş çeşm-hânesi çökmüştü.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Açıkgöz
– Uyanık
– Cingöz
– Kurnaz
Cümle içinde kullanımı: “Evlatlarınız içinden Bedirhan beyin çeşm-güşâ tavırları bayağı göze batıyor.”