Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ciritçi
– Cirit oynayan
Cümle içinde kullanımı: “Hayatının büyük bir kısmını çevgân-bâz olarak geçirdiğinden hantal biri değildir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ciritçi
– Cirit oynayan
Cümle içinde kullanımı: “Hayatının büyük bir kısmını çevgân-bâz olarak geçirdiğinden hantal biri değildir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Değnek
– Baston
– Çevgen
– Cirit oyununda oyuncuların elinde taşıdıkları ve birbirine attıkları değnek
Cümle içinde kullanımı: “Rakiplerin elindeki çevgânlar birbirine çarparken her ikisi de cesur görünüyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Perde
– Örtü
– Örtmek için kullanılan kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Ahu ceylanın yüzüne çetû örtmüşler, saklamışlar bu güzelliği.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Bedir
– Dolunay
– Ay
– Kamer
Cümle içinde kullanımı: “Çetr-i sîmîn sevgili, sen ki gecenin en parlak ışığısın.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Güneş
– Şems
– Isı ve ışık veren gök cismi
Cümle içinde kullanımı: “Çetr-i seher elbet biz kadersizlerin de tepesinde doğacaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Padişah çadırı
– Padişah otağı
Cümle içinde kullanımı: “Geleneksel çetr-i humâyûn günümüzde eğlence yeri düzenlemek için kullanılır.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Mavi renkli gök
– Mavi gökyüzü
Cümle içinde kullanımı: “Çetr-i firûze-fâm şahit olsun akan kanım hepinize musallat olacaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gökyüzü
– Sema
– Gök
– Felek
Cümle içinde kullanımı: “Sabah olurken çetr-i bî-sütûn gözümde yıldızlarından oluşan bir kumaşa benziyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Karanlık gece
– Kara gece
Cümle içinde kullanımı: “Sen ki çetr-i anberîn biz yoksulları sever, bağrında uyutmaktan gocunmazsın.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gökyüzü
– Sema
– Göğün görünen tarafı
Cümle içinde kullanımı: “Çetr-i âb-gûn bizi seyredebilir lakin günahlarımızı ayıplarımızı örtmez.”