Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Süzgün göz
– Baygın
– Kendinden geçmiş bakış
Cümle içinde kullanımı: “Yan duruşundaki edaya, çeşm-i mahmûruna kurban olayım.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Süzgün göz
– Baygın
– Kendinden geçmiş bakış
Cümle içinde kullanımı: “Yan duruşundaki edaya, çeşm-i mahmûruna kurban olayım.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kadere razı olan göz
– Babası tarafından kurban olarak adanan İsmail Peygamberin gözü
Cümle içinde kullanımı: “Allah çeşm-i İsmâ’ili geri çevirmemiş onun canını bağışlamıştır.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Zalim
– Acımasız
– Gaddar bakışlı göz
– Merhametsiz bakış
– Acıma duygusu olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-i hûn-feşân sevgilim, hiç mi sevgiye hürmetin yoktur!”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Büyüleyen göz
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-i câdû beni bu diyardan götürür uzaklara salar.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Camdan yapılmış ve üzeri spiral renkli çizgi ve çiçek motifleriyle süslü uzun boyunlu kulplu sürahi
– Damarlı ve noktalı sırça
– Cam işleme sanatı
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-i bülbül içinden dökülen adab-ı hayat suyunu benimle içmelisin.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Sevgili
– Ceylan gözü
– Yâr
– Canan
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-i Âhûm bir kerecik gülüver, asma suratını gama serme bahtımı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dide
– Ayn
– Göz
– Allah’ın basar sıfatı
– Göz bebeği
– Bakış
Cümle içinde kullanımı: “Ela çeşm baktıkça içimi yakar, kor gibi düşer sineme evimi tutuşturur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Nevi
– Örnek
– Tür
– Model
– Cins
Cümle içinde kullanımı: “Dünya üzerinde sayılamayacak türde çeşîd mahlukat yaşa, ömrümüz hepsini görmeye yeter mi?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Topuz
– Gürz
– Ucu top biçiminde olan silah
– Eski silah
Cümle içinde kullanımı: “Kulakları sağır eden çeşân sesi beraberinde ölüm korkusunu da getiriyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Münasip
– Uygun
– Yaraşır
– Yerinde
– Beğenilen
– Hoşa giden
Cümle içinde kullanımı: “Çespîde yalanları dinlemek istiyorsan bana değil kendi sözlerine kulak ver.”