Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kızıldeniz
– Hint okyanusuna bağlı deniz
Cümle içinde kullanımı: “Deryâ-yı Kulzum Musa’nın asasıyla ikiye ayrıldı, bizler bir ekmeği bölüşmeye korkar olduk.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kızıldeniz
– Hint okyanusuna bağlı deniz
Cümle içinde kullanımı: “Deryâ-yı Kulzum Musa’nın asasıyla ikiye ayrıldı, bizler bir ekmeği bölüşmeye korkar olduk.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Karadeniz
– Türkiye’nin kuzeyinde yer alan büyük deniz
Cümle içinde kullanımı: “Deryâ-yı esvedi aşıp bir çift karagöze yenilende bendim.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Akdeniz
– Güneyde Afrika, doğuda Asya, kuzeyde Avrupa ile çevrili olan deniz
Cümle içinde kullanımı: “Deryâ-yı ebyazı dolaşmış, birçok ülke gezmiş görmüştür.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bahr
– Deniz
– Umman
– Büyük su kütlesi
Cümle içinde kullanımı: “Gurur yapsam neye yarar çağırsan deryâyı gözü kapalı yüzerim.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Dervişlere yakışır biçimde
– Dervişler gibi
– Dervişçe
– Saflık ve kalenderlikle
– Alçak gönüllükle
Cümle içinde kullanımı: “Dervîşâne sözleri ve yaptıklarını dinliyor yolumdan gitmeye çalışıyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Şehir kapısı
– Kapı
– Kale kapısı
– Bir yere girip çıkarken duvar veya açık bölme
Cümle içinde kullanımı: “Dervâze dosta açılır, düşmana duvar olur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Muhkem
– Sağlam
– Hastalıktan kurtulan tam anlamıyla kendine gelemeyen
– Gerçek
– Doğru
– Hayran
– Şaşkın
– Lazım
– Zaruri
– Baş aşağı asılmış
Cümle içinde kullanımı: “Manasız dervâh bakışlarına gömsünler beni, illa gözünden bir damla yaş olurum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gönülden
– İçten
– Özünlü
– Samimi
– Candan
Cümle içinde kullanımı: “Riyakar ruhlarınıza işlemeyen derûnî özürleri dilime alacak değilim.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dahil
– İçeri
– İç
– Yürek
– Kalp
– Gönül
– Öz
– İç taraf
– Ruh
– Nefis
Cümle içinde kullanımı: “Derûn içinde neler olduğunu bilemez, derûnda sakladıklarımı tahmin edemezsin.”
Kelime Kökeni: Farsça-der+Arapça-uhde
– Üstüne alma
– Yüklenme
– Kendine vazife bilme
– Alınmak
Cümle içinde kullanımı: “Aldatılmanın aşağılayıcı hissiyatını der-uhde edinme, bu karşındaki kişinin soysuzluğuyla alakalıdır.”