Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Deryâ-yı Kulzum Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-tamlama

– Kızıldeniz

– Hint okyanusuna bağlı deniz

Cümle içinde kullanımı: “Deryâ-yı Kulzum Musa’nın asasıyla ikiye ayrıldı, bizler bir ekmeği bölüşmeye korkar olduk.”

Deryâ-yı Ebyaz Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-tamlama

– Akdeniz

– Güneyde Afrika, doğuda Asya, kuzeyde Avrupa ile çevrili olan deniz

Cümle içinde kullanımı: “Deryâ-yı ebyazı dolaşmış, birçok ülke gezmiş görmüştür.”

Dervîşâne Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-zarf

– Dervişlere yakışır biçimde

– Dervişler gibi

– Dervişçe

– Saflık ve kalenderlikle

– Alçak gönüllükle

Cümle içinde kullanımı: “Dervîşâne sözleri ve yaptıklarını dinliyor yolumdan gitmeye çalışıyorum.”

Dervâh Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat

– Muhkem

– Sağlam

– Hastalıktan kurtulan tam anlamıyla kendine gelemeyen

– Gerçek

– Doğru

– Hayran

– Şaşkın

– Lazım

– Zaruri

– Baş aşağı asılmış

Cümle içinde kullanımı: “Manasız dervâh bakışlarına gömsünler beni, illa gözünden bir damla yaş olurum.”

Derûn Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-ad

– Dahil

– İçeri

– İç

– Yürek

– Kalp

– Gönül

– Öz

– İç taraf

– Ruh

– Nefis

Cümle içinde kullanımı: “Derûn içinde neler olduğunu bilemez, derûnda sakladıklarımı tahmin edemezsin.”

Der-uhde Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-der+Arapça-uhde

– Üstüne alma

– Yüklenme

– Kendine vazife bilme

– Alınmak

Cümle içinde kullanımı: “Aldatılmanın aşağılayıcı hissiyatını der-uhde edinme, bu karşındaki kişinin soysuzluğuyla alakalıdır.”