Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dilenci
– El çeken
– Bir işten vazgeçen
– El uzatan
– Gözü görmeyen birini elinden tutarak gezdiren kimse
– Israrla bir şey isteyen
Cümle içinde kullanımı: “Dest-keş olmak mühim değil, yarıda bırakılmak acı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dilenci
– El çeken
– Bir işten vazgeçen
– El uzatan
– Gözü görmeyen birini elinden tutarak gezdiren kimse
– Israrla bir şey isteyen
Cümle içinde kullanımı: “Dest-keş olmak mühim değil, yarıda bırakılmak acı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El işi
– İş
– Makine kullanmadan el işiyle yapılan
– El emeği
Cümle içinde kullanımı: “Dest-kâr halılara yoğun ilgi var bulabilirseniz şanslı sayılırsınız”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El bileziği
– Bilezik
– Bileğe süs için takılan halka
Cümle içinde kullanımı: “Kolları altın destîne dolu gelin, alnın ak yüzün pak gidesin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tezkere
– Pusula
– Askerlik görevinin bittiğini gösteren belge
– Kısa mektup
Cümle içinde kullanımı: “Yıllar sonra destgîre alıp geldiğinde ne anasını ne de babasını sağ bulabildi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Oyuncak
– Oynayıp eğlenmeye yarayan şey
Cümle içinde kullanımı: “İnsanların kalbini dest-hûş gibi oynayıp bir tarafa atamazsınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yardımcı
– El uzatan
– İmdada yetişen
– Yardım eden
– Yardımcı olan
Cümle içinde kullanımı: “Karşılıksız dest-güzâr olan sevilir sayılır, amma bedel isteyenin iyiliği anılmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El açıcılık
– Avuç açıcılık
– Dilencilik
– Yardım istemek
Cümle içinde kullanımı: “Dest-güşâyî alışkınlık etmişse çalışıp alın teri akıtmayı bilmez.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– El açan
– Avuç açan
– Yardım isteyen
– Dilenen
Cümle içinde kullanımı: “Ömrümde dest-güşâ olmadım, aman diyeni de hiç geri çevirmedim.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çelimsiz
– Kuvvetsiz
– Zayıf
– Nahif
– Güçsüz
– Cılız
Cümle içinde kullanımı: “Nazenin dudağında baharın esintisi, dest-girây kollarında aşkın serpintisi can bulurdu.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Elinden tutan
– Yardımcı
– Allah
– Muavenet
– Muin
– Zahir
– Destekleyen
– Arka çıkan
– Teavün
Cümle içinde kullanımı: “Bir zamanlar her düştüğümde koşan dest -gîr bir canım vardı şimdi ayrı dünyalardayız.”