Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bilezik
– Bileklik
– Bir mecliste baş köşe
– Savaşta ele takılan demir eldiven
– Demir eldiven
Cümle içinde kullanımı: “Dest-vâne giymiş ellerden korkuyorsun da inançlı olandan mı korkmuyorsun?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bilezik
– Bileklik
– Bir mecliste baş köşe
– Savaşta ele takılan demir eldiven
– Demir eldiven
Cümle içinde kullanımı: “Dest-vâne giymiş ellerden korkuyorsun da inançlı olandan mı korkmuyorsun?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Geçinecek hüneri ve sanatı olmayan kimse
– Mesleği olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bu devirde dest-şikeste olan aç kalır, bileğinde bileziği varda toktur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Nişanlı kız
– Yavuklu
– Adaklı kız
– Evlenecek kız
Cümle içinde kullanımı: “Dest-sûze duvağını giymeye, eşine kanat olmaya hazırdır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kar
– Kazanç
– El işi
– El emeği
– Yarar
Cümle içinde kullanımı: “Dest-renc olmadan üretim devam edemez, her işin bir bedeli vardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ağırlık
– Damat tarafından geline verilen armağan
– Damadın geline verdiği ağırlık
Cümle içinde kullanımı: “Dest-peymân gelinin hakkı, yüz görümlüğüdür.”

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Fakir
– Yoksul
– Mendil
– El sileceği
– Dini bütün
– İnançlı
– Fukara
– Zavallı
Cümle içinde kullanımı: “Bir yudum suya bir lokma ekmeğe muhtaç dest-pâk, siz insanlarının doyumsuzluğuna kurban oluyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kendi eliyle dikilen fidan
– Aracılık ederek birine iş bulma, yerleştirme
– İşe tayin edilen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dayısının oğlu dest-nişân edilerek bulduğu işte bile tutunamadı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Abdest
– Müslümanların namaz kılabilmek için yıkanması
Cümle içinde kullanımı: “Dest-namâz almak için temiz suya ihtiyacımız var.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sermaye
– Elde bulunan şey
– Varlık
– Servet
– Anamal
Cümle içinde kullanımı: “Dest-mâye görülen tüm eşyaların kaydı tutuldu ve raporlandı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El silecek bez
– Elbezi
– Kurulama ve temizleme için kullanılan bez
Cümle içinde kullanımı: “Tıpkı dest-mâl gibi bir kenara atabileceği bir kadın sandı.”