Kelime Kökeni: Sıfat
– Darüssaade ağaları için kullanılan hitap sözü
– Saray ağaları için kullanılan saygı sözü
Cümle içinde kullanımı: “Saraydaki devletlü inâyetlü efendimiz soframıza buyur edilecek ona göre yemek hatırlatın.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Darüssaade ağaları için kullanılan hitap sözü
– Saray ağaları için kullanılan saygı sözü
Cümle içinde kullanımı: “Saraydaki devletlü inâyetlü efendimiz soframıza buyur edilecek ona göre yemek hatırlatın.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Saltanat mensuplarına verilen unvan
– Serasker için kullanılan hitap sözü
– Padişah damatlarına verilen unvan
Cümle içinde kullanımı: “Devletlü Atûfetlü evimize teşrif etmiş size ne yapsak az.”
Kelime Kökeni: Arapça-devlet+Farsça-hâne
– Kuvvetli ev
– Saadetli konak
– Bir büyük zatın meskeni
– Köşk
– Bir kimse birilerini evine davet ederken Eviniz anlamında nezaket sözü
– Ev
Cümle içinde kullanımı: “Devlet-hâneme teşrif etmenizi istiyor şimdiden yolunuzu bekliyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Büyüklük
– Ululuk ve güzel baht
– Ulviyet ve iyi talih
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim tüm evlatlarımıza Devlet ü ikbâl nasip etsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Şehitlik mertebesi
– Allah yolunda canını feda eden Müslüman
Cümle içinde kullanımı: “Devlet-i Şehâdet tadan tüm askerlerimizin mekanı cennet olsun!”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dünya malı
– Varlık
– Servet
Cümle içinde kullanımı: “Devlet-i dünyâ geride kalacak geriye ruhlarımızın ağırlığıyla cebelleşeceğiz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Osmanlı devleti
– Osmanlı imparatorluğu
– Devlet-i âliyye Osmâniyye
Cümle içinde kullanımı: “Devlet-i Âliyye saadet güneşimiz olarak görüyor, bahtımızın aydınlığı için şükrediyorduk.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Osmanlı devleti
– Devlet-i âliyye
Cümle içinde kullanımı: “Devlet-i Âl-i Osmân Türk milletinin atası ve gururudur.”
Kelime Kökeni: Arpça-ad
– Camilerde namaz öncesi Kuran-ı Kerim okuyan görevli
– Kur’ân’dan devir hatmi okuyan görevli
Cümle içinde kullanımı: “Kulağımıza gelen devirhânın sesi acıklı bir o kadar dokunaklıydı.”
Kelime Kökeni: Arapça-devr,çoğul biçimi edvâr
– Kendi ekseni etrafında dönme
– Bir şeyin etrafını dolaşma
– Devri
– Bir memleketi gezip dolaşma
– Bir şeyin çevresi
– Dervişlerin dönerek ettikleri zikir
– Sema
– Periyot
– Dönem
– Dönüş
Cümle içinde kullanımı: “Sen bizi ben kadar sevmezken hangi devir insanı olduğumun ne önemi var?”