Kelime Kökeni: Arapça-kasîr
– En kısa, pek kısa, çok kısa
– Çok uzun karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “ Dirhem dirhem ölçmüş olsak da kumaşın aksar kısmını uzatamayız ya!”
Kelime Kökeni: Arapça-kasîr
– En kısa, pek kısa, çok kısa
– Çok uzun karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “ Dirhem dirhem ölçmüş olsak da kumaşın aksar kısmını uzatamayız ya!”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kur’ân-ı Kerim;’de yer alan yeminleri konu edinen tefsir usulünü inceleyen bilim dalı
Cümle içinde kullanımı: “Aksamü’l-Kur’ân eden kişi Arapça diliyle nazil olmuş kutsal kitabımızdaki yeminleri araştırır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Arapça’da isim, fiil
– Harf konularını işleyen bölümler
Cümle içinde kullanımı: ” Aksam-ı selase Arapça’da görülür, Farsça metinlerde çok sık rastlanmayan bir terimdir. “
Kelime Kökeni: Arapça-kısm çoğul biçimi
– Bölüm bölüm ayrılmış yerler
– Bölümler, parçalar, kısımlar, taneler, kesimler, bölükler
Cümle içinde kullanımı: ” Sutra’nın her aksamında başka öykü ve nasihatler bulunuyor. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Sakalı ağarmış,
– Yaşlı ihtiyar
– Kıdemli
– Duayen
Cümle içinde kullanımı: ” Ak sakallı dedemi girdi rüyana, hayırdır neden böyle konuşuyorsun?”
Kelime Kökeni: Ad
– Mahallenin en yaşlısı, köy muhtarı, esnaf kethüdası, ahi babası
– Ermiş, eren, veli
Cümle içinde kullanımı:”Bizi bu derdi olsa olsa ak sakal sahibi bir veli hikmetleri çözer bizim aklımız ermez.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Topal, leng, maluliyet, aksayarak yürüyen
– Türk müziğinde hareketli bir usul
– Ters giden, kötü giden
Cümle içinde kullanımı: “Ağır aksak ilerleyen basım işlerinin mesuliyetini bana yükleyemezsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Uzak doğu,
– Asya’nın doğu ve güneydoğusu, Çin, Japonya, Endonezya, Filipinler
Cümle içinde kullanımı: “Sürgün edildiği aksa-yı şark da öldüğü haberi geldi.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Uzak batı, uzak garb, ırak garb
– Güneşin battığı yer
Cümle içinde kullanımı:“Derler ki o naif sarı çiçek aksa-yı garb da açar, güneşin rengiyle aynı yaprakları vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ülkü, mefkure, ideal, ülküsel,
– Gaye-yi hayal, gaye, düşüncel
Cümle içinde kullanımı:” Aksa-yı emelimiz devletimizin devamlılığı ve gücünü korunmaktır. “