Kelime Kökeni: Özel ad
– Venüs, Çulpan, Çoban yıldızı, Zühre
– Güneşe Merkür’den sonra en yakın ikinci gezegen
Cümle içinde kullanımı: ” O bizim ülkemizde tek bir meşale gibi yanan Akşam yıldızımız, ulu önderimiz oldu.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Venüs, Çulpan, Çoban yıldızı, Zühre
– Güneşe Merkür’den sonra en yakın ikinci gezegen
Cümle içinde kullanımı: ” O bizim ülkemizde tek bir meşale gibi yanan Akşam yıldızımız, ulu önderimiz oldu.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Her akşam her sabah
– Sürekli, ara vermeksizin, daima
Cümle içinde kullanımı: “Akşamlı sabahlı çalışıyor garibim yüzünü göremez olduk haftalardır. ”
Kelime Kökeni: Zarf
– Akşam vakti, akşam saatleri, akşam olduğunda, akşam suları
Cümle içinde kullanımı: “Dün akşamleyin trenle geldim ama fazla kalamayacağım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Akşamları iş yapan veya çalışan kimse
– Her akşam içki içen kimse, ayyaş
– Akşamları nöbet tutan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Akşamcı biriyle oturup sohbet etmek çay istemek istemiyorum. “
Kelime Kökeni: Ad
– Okul çıkışı, derslerin sona ermesi, ders paydosu, ders bitimi
Cümle içinde kullanımı:” Akşam azadın da evde olmazsan bana değil bana hesap verirsin yumurcak.”
Kelime Kökeni: Ad
– Güneşin batma vakti, günün son saatleri ile gecenin başladığı vakit
– Şâm, mesa, gece
– Akşam kılınan namaz
Cümle içinde kullanımı: ” Akşam oldu mu bu şehrin tüm sesleri kısılır, insanlar evlerine doluşur.”
Kelime Kökeni: Arapça-kıyaş çoğul biçimi
– Benzerlikler
Cümle içinde kullanımı: “İlla ki aksiye olacak eşleşmeler göze çarpacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-Zarf
– Beklenenin tersine, hilafına, tam tersine
– Bilakis, umulanın dışında, karşıt olarak
Cümle içinde kullanımı: ” Doğrusunuz hanımcım, aksine biz gibiler sizler ancak hizmet görmeyi bilir haksızlığa hep boyun eğeriz.”
Aks etmek / eylemek
– Yansımak, bir yere çarpıp geri dönmek, yankı yapmak
– Düz ve parlak bir yere vurarak orada görünmek
– Yayılmak, duyulmak, erişmek, ulaşmak
– Hissetmek, görünür kılmak
Cümle içinde kullanımı: “Aksettirdiğiniz yanlışların baş sorumlusu bizzat kendiniz, zatıali’nizi mesul tutunuz. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Alışveriş, alıp satma
– Ahzüita
– Muamele
Cümle içinde kullanımı: ” İnsani ilişkiler gibi ticarette de aksata makbuldür, almadan verilir mi?”