– Suyun önüne set çekip suyu biriktirmek
– Suyun geçişini engellemek için barikat kurmak
Cümle içinde kullanımı: “Suyun akışını bükünleyebilirsin ama akmasını durduramazsın.”
– Suyun önüne set çekip suyu biriktirmek
– Suyun geçişini engellemek için barikat kurmak
Cümle içinde kullanımı: “Suyun akışını bükünleyebilirsin ama akmasını durduramazsın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dönemeç
– Düğüm
– Ukde
– Bükülerek yapılan dikiş
– Bükülme durumu
– Köşe
– Bağırsaktaki sancı
Cümle içinde kullanımı: “Bükündü olarak gördüğünüz parçalardan iyi bir şey çıkarabiliriz belki.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kıvrım
– Bükmek işi
– Bir defada bükülecek şey miktarı
– Kat
Cümle içinde kullanımı: “Elbisenin büküm ve kıvrımlarında fındık boyutunda beyaz inciler işlenmiş.”
– Burulmak
– Eğrilmek
– Sancıdan kıvrılmak
– Katlanmak
– Kıvrılmak
Cümle içinde kullanımı: “Ağrıdan acıdan bükülen uzuvlarım artık tutmaz oldu, yerimden kalkamıyorum.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bükülmüş
– Eğrilmiş
– Kıvrılmış
– Katlanmış
Cümle içinde kullanımı: “Annesi öldüğünden beri boynu bükük kaldı yavrucağın.”
– Kamburu çıkmak
– Kamburlaşmak
– Kambur duruma gelmek
Cümle içinde kullanımı: “Beli büksüldükçe gözleri de görmez oluyor, elleri titriyor.”
– Kıvırmak
– Eğirtmek
– Teftîl etmek
– Çevirip devşirmek
– Kırmak
– Katlamak
– Eğmek
Cümle içinde kullanımı: “Şimdilik inat ediyor her söylediğimize ağzını büküyorsun ama eninde sonunda lafımıza geleceksin.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Kıvrım kıvrım
– Halka halka
– Kat kat
– Çok bükülmüş
Cümle içinde kullanımı: “Büklüm büklüm saçlarında rüzgarlar esiyor mavi gözlerinde dalgalar kabarıyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kıvrım
– Kat
– Dönemeç
– Viraj
– Ayrım
– Bükülen
– Kıvrılan
Cümle içinde kullanımı: “Büklüm büklüm yollar kıvrılıp giderken bu ayaz gece hiç bitmeyecek gibi geliyordu.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Kıvrılmış
– Katlanmış
– Bükülmüş
– Kapalı hava
– Bulutlanmış gökyüzü
Cümle içinde kullanımı: “Bakıldığında büklü gibi görünen Allah’ın lütfudur, kendiliğinden aldığı desendir.”