Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İleri görüşlü
– Gelecekte olacakları hesaplayabilen
– İleriyi görebilen
Cümle içinde kullanımı: “Bülend-bîn biri mesleğinde ne kadar ilerleyeceğini, ne kadarıyla yetinebileceğini bilir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İleri görüşlü
– Gelecekte olacakları hesaplayabilen
– İleriyi görebilen
Cümle içinde kullanımı: “Bülend-bîn biri mesleğinde ne kadar ilerleyeceğini, ne kadarıyla yetinebileceğini bilir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Sesi gür çıkan kimse
– Sesi yüksek çıkan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bülend-âvâz biri olmasaydı istediklerini bu kadar çabuk yaptıramazdı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yıldızı yüce
– Yıldızı yüksek
-Talihi aydınlık kimse
Cümle içinde kullanımı: “Doğum yılına bakıp gezegenlerin ve yıldızların konumuna bakılarak Bülend-ahter bir kadere sahip olabileceğini söyleyebiliriz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Âli
– Yüksek
– Ulu
– Yüce
– Büyük
– En üstün
– Necib
Cümle içinde kullanımı: “Yaptığın her işte ehil, bülend ol ki yüzün kara çıkmasın.”
Kelime Kökeni: Arapça-belîg çoğul biçimi
– Güzel söz söyleyenler
– Belig kimseler
– Belagatı olanlar
– Belagat ile ilgilenenler
Cümle içinde kullanımı: “Aşığın sazı gamlı olur, aşık aynı zamanda bülegâdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-belde çoğul biçimi
– Beldeler
– Memleketler
– Topraklar
– Mekanlar
– Şehirler
Cümle içinde kullanımı: “Büldan da ilgili belgeleri bize göndermezler başka birim bakar onlara”
Kelime Kökeni: Ad
– Mürekkep balığına benzeyen bir balık
– Ahtapota benzer bir tür balık
– Deniz hayvanı
Cümle içinde kullanımı: “Bülbüliyye her denizciye denk gelmez biraz zor bulunan bir deniz yaratığıdır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Şarap
– Mey
– Kadeh
– Cam
– Emzikli bardak
– İçki
Cümle içinde kullanımı: “Bülbüle soramazsın ki neden kırmızısın, neden aşıkları sarhoş edip bitap düşürürsün.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Güzel sesli bir tür kuş
– Hezâr
– Andelîb
– Seher kuşu
Cümle içinde kullanımı: “Ey bülbül ağlayarak sızlanarak ötüp durma sevdiğin gül çoktan solup kurudu.”
– Zıbarmak
– Kıvrılmak
– Vecidden kıvranmak
– Su birikip bir yere toplanmak
– Uyuyakalmak
– Sancıdan kıvranmak
– Acıdan duramamak
Cümle içinde kullanımı: “Sedirin üstünde boylu boyunca uzanıp acıdan uluyarak bükünüyor baksana.”