Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ata iyi binen
– İyi binici
– Atı hızlı kullanan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ordunun önemli bir kısmını Çâbük-süvâr oluşturur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ata iyi binen
– İyi binici
– Atı hızlı kullanan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ordunun önemli bir kısmını Çâbük-süvâr oluşturur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hızlı giden
– Çabuk yol alan
Cümle içinde kullanımı: “Çâbük-rev yol alan biri önündeki uçurumu görmekte zorlanır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hızlı yürüyen
– Ayağına çabuk
– Hızlı adım atan
Cümle içinde kullanımı: “Eceline çâbük-pâ gideni durduramazsın çocuk.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Atını hızlı süren
– Atla hızlı yol alan
Cümle içinde kullanımı: “Çâbük-inân biri olan Adem, sırtındaki yükleri sahiplerine elbet ulaştıracaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-çâbük+Arapça-î
– Hızlılık
– Çeviklik
– Süratli giden at
– Atik kimse
Cümle içinde kullanımı: “Onu tanımlamak için hızlı demek yetmez rüzgarla yarışan âbükî demek daha doğrudur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Eline çabuk
– Hızlı iş yapan
– Eli çabuk kimse
Cümle içinde kullanımı: “Mesleğinde mahir çâbük-dest biri olduğundan seçildi.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Serî
– Acil
– Çabuk
– Çabucak
– Tez
– Yavaş karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Çabuk gelen habere bakılırsa zor durumda oldukları aşikar.”
Kelime Kökeni: Arapça-cezr çoğul biçimi
– Kökler
– Asıllar
– Dünya
– Temeller
– Dipler
Cümle içinde kullanımı: “Bizi biz yapan cüzûr bu toprağın altında saklıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Azlık
– Cüzi miktar
– Çok olmama
Cümle içinde kullanımı: “Açık açık konuşmak gerekirse cüz’iyyet eser de ihanetin bir nedeni olmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Pek az
– Az miktar
– Bir şeyin bütününe ait olmayıp hususi olarak
– Kısmi
– Cüzi
– Azıcık
Cümle içinde kullanımı: “Elbet cüz’îce acının insan ruhunu olgunlaştırdığı doğrudur.”