– Suyun köpürerek gürültü ile akması
– Ölçüp biçmek
– Hesaplamak
– Tasarlamak
– Zamanı kollamak
– Coşkun biçimde akmak
Cümle içinde kullanımı: “Çılgın bir ırmak gibi çağlayan kanım durulduğunda yaşamı terk edeceğim.”
– Suyun köpürerek gürültü ile akması
– Ölçüp biçmek
– Hesaplamak
– Tasarlamak
– Zamanı kollamak
– Coşkun biçimde akmak
Cümle içinde kullanımı: “Çılgın bir ırmak gibi çağlayan kanım durulduğunda yaşamı terk edeceğim.”
– Haykırmak
– Bağırmak
– Yüksek sesle okumak
– Ezgili deyiş söylemek
– Seslenmek
– Davet etmek
– Şarkı söylemek
Cümle içinde kullanımı: “Yüksek sesle çağıran kişiye döndüğünde gördüğüne inanamadı.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yaygaracı
– Çok çağıran
– Çok bağırır saksağan cinsinden kuş
– Bağırıp çağıran
– Şirret
Cümle içinde kullanımı: “Dün evimize gelen çağırgan kadının kim olduğunu bilmiyorum sadece ortalığı karıştırdığını söyleyebilirim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Doğan
– Şahin
– Kalın ve sağlam deve kösteği
– Şenlik
– Bukağı
– Deve kösteği
Cümle içinde kullanımı: “Korkularıyla yüzleşen insanları tanımlamak için Çağan denilebilir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yavru
– Şahin yavrusu
– Kuş yavrusu
Cümle içinde kullanımı: “Henüz dünyaya gözlerini yeni açmış çağa gibi etrafına merak ve ilgiyle bakıyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hengâm
– Esna
– Mevsim
– Kad
– Kamet
– Boy
– Su yolu
– Bulaşık çukuru
– Lağım
– Kurun
– Dönem
Cümle içinde kullanımı: “Bu delilik çağı bir son bulacak meşum uykusundan uyanacak göreceksin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Deri, kıl veya keçeden yapılmış yaygıların direklere tutturulmasıyla kurulan barınak
– Otağ
– Oba
– Gölgeiik
– Çerge
– Etekli çadır
– Konak yeri
Cümle içinde kullanımı: “Çadırdan çıkan kadının tuttuğu tencerenin içinde çorba vardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çadırda oturan
– Göçebe hayat süren
– Göçkün yaşayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden atalarımız uzun bir süre çâder-nişîn olarak yaşamışlardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Gök rengi
– Mavi ile yeşil arası renk
– Sema rengi
Cümle içinde kullanımı: “Çâderî bir kumaştan yapılan giysinin içinde o kadar güzel görünüyordu ki.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kadınların başlarına büründükleri örtü
– Çadır
– Çerge
– Oba
Cümle içinde kullanımı: “Yaylanın ortasına kurulan çâdere girip çıkan insanların hepsinin elinde büyük silahlar vardı”