Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Elindelik
– Az miktarda
– Pek az
– Küllî karşıtı
– Azıcık
– Tikel
– Kısmî
– Bölümsel
Cümle içinde kullanımı: “Cüz’î miktarda kullanılacak olan zehir hastaya şifa verir fazlası öldürür.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Elindelik
– Az miktarda
– Pek az
– Küllî karşıtı
– Azıcık
– Tikel
– Kısmî
– Bölümsel
Cümle içinde kullanımı: “Cüz’î miktarda kullanılacak olan zehir hastaya şifa verir fazlası öldürür.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüz+Farsça-hân
– Kur’ân-ı Kerîm okumayı yeni öğrenen kimse
– Namazdan önce Kur’ân-ı Kerîm okumakla görevli kimse
– Kur’ân-ı Kerîm cüzlerini okuyan
Cümle içinde kullanımı: “Zamanında mahallenin çocuklarına ücretsiz cüz-hânlık eden bir abimiz vardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüz+Farsça-dân
– Para çantası
– Maaş defteri
– Evrak koyulan çanta
– Küçük çanta
– Belgitlik
– Evrak ve paranın koyulduğu çanta
Cümle içinde kullanımı: “Ölen adamın kaybolan cüz-dânı henüz bulunamadı.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüz+Farsça-bend
– Mücellitlik
– Ciltçilik
Cümle içinde kullanımı: “Her mesleğin kendine has sırrı olduğu gibi cüz-bendî sanatı da kendi içinde sırlara sahiptir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüz+Farsça-bend
– Bir tür cüzdan
– Ciltçi
-Mücellit
– Cilbent
– Meşin bağ
– Cilt yapan
– Bir çeşit der hastalığı
Cümle içinde kullanımı: “Hediye olarak getirdiği cüz-bend pahalı bir şeye benziyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kesinti
– Kırıntı
– Kesmek
– Pare pare etmek
– Kırpıntı
– Fasıla
– İnkıta
Cümle içinde kullanımı: “Ruhumuzun cüzâze kısımlarını birleştirebilseydik eğer tam bir bütün olabilirdik.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Altınlı taş
– Gümüş parçası
– Altın içeren kırık taş
– Kesilmiş
– Parçalanmış
Cümle içinde kullanımı: “Değerli taşların saklandığı sandığın içinden cüzâz ve bir o kadar altın işlemeli takı çıktı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cilt üzerinde bir takım harşefler vücuda getiren intanı ve müzmin cilt hastalığı
– Miskin hastalığı
– Bulaşıcı deri hastalığı
– Lepra
Cümle içinde kullanımı: “Bir dönem çoğu ülkenin kabusu halini alan cüzam, ne yazık ki birçok masumun yaşamını yitirmesine neden olmuştur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kur’ân-ı Kerîm’in otuz bölümünden her biri
– Parça
– Bölük
– Kısım
– Bir bütünün parçaları
– Demetcik
Cümle içinde kullanımı: “Cüz olarak ayrılmış her bir sayfayı okumayı bitirdiğinde üstüne tekrar konuşalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ceyş çoğul biçimi
– Askerler
– Ordular
– Erler
Cümle içinde kullanımı: “Hep bir ağızdan bağıran cüyûş, naralar atarak düşmanın üzerine yürüdü.”