Kelime Kökeni: Ad
– Bedir
– Şakağın kulak tozuna doğru olan şişkin tarafı
– Dolunay
– Tolun
– Bedr-i tam
Cümle içinde kullanımı: ” Geceyi aydınlatan dolun şahidim olsun ki bu anın kederini hafızamdan nede yüreğimden sileceğim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bedir
– Şakağın kulak tozuna doğru olan şişkin tarafı
– Dolunay
– Tolun
– Bedr-i tam
Cümle içinde kullanımı: ” Geceyi aydınlatan dolun şahidim olsun ki bu anın kederini hafızamdan nede yüreğimden sileceğim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mehtap
– Dolu ay
– Ayın on dördü
– Bedir
– Yuvarlak olarak görünen ay
– Bedr-i tam
– Divan edebiyatında güzelin yüzü
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerimin önünde parlayan dolunay misali yüzünde acının gizli köşelerini görüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-dûlâb
– Duvarın içine oyulmuş veya ayrıca yapılmış raflı ve kanatlı yer
– Eşya koymaya yarayan mobilya
– Dolap
– Kuyudan su çıkarıp bahçeleri sulamaya yarayan döner makine
– Oyun
– Hile
– Hud’a
– Entrika
Cümle içinde kullanımı: “Dolabın içinde giymediklerin varsa toplayıp fakire fukaraya dağıt.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tek sayıların sonuncusu
– Sekizden sonra gelen sayı
– Ondan önceki sayı
– IX
Cümle içinde kullanımı: “Dokuz kere de söylesem fark etmez yine bildiğini okuyacaksın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Batı karşıtı
– Güneşin doğduğu yön
– Şark
– Maşrık
– Avrupa’ya göre Asya bölgesi
– Doğmayla ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Güneş henüz doğu tarafından yüzünü göstermeden önce son kez yıldızları selamlayacağım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yakın ve öz hısımlar
– Ana ve baba tarafından yakınlıkları bulunan akraba
– Evlilik yoluyla birbirine yakın kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Onunla ve kardeşleriyle aramızda doğanlık var tanışıklığımız buradan geliyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Doğanları besleyen bakımlarını üstlenen kimse
– Doğan avlanan kimse
– Doğan yetiştiren
Cümle içinde kullanımı: “Rahmetli büyük dedem doğancıymış, yırtıcı kuşları büyütürmüş.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kuş avlamak üzere alıştırılan yırtıcı kuş
– Kartalgillerden et yiyen kuş
Cümle içinde kullanımı: “Gökyüzünden süzülerek inen doğan avını acımasız ve ani bir hamleyle yakaladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kale muhafızı
– Kale merkez kumandanı
– Kale bekçisi
– Komutan
Cümle içinde kullanımı: “Dizdâr gibi bekleyen gözlerinin habisinde sürgündüm.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Horozlar
– Dikler
– Tavuğun erkekleri
Cümle içinde kullanımı: “Tavukların peşinden koşan diyeke sabahtır ötüp duruyor.”