Kelime Kökeni: Farsça-adam
– Dostluk
– Dostça davranış
– Dostane
Cümle içinde kullanımı: “Dostî davranışlarıyla herkesin kalbini çalmayı başardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-adam
– Dostluk
– Dostça davranış
– Dostane
Cümle içinde kullanımı: “Dostî davranışlarıyla herkesin kalbini çalmayı başardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dostluk kuran
– Dostu olan
– Sevgilisi olan
– Dostu tutan
Cümle içinde kullanımı: “Dost-dâr kişileri pek bir severim, cana yakın insanlarla iyi geçinen.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sevilen kimse
– Yakın arkadaş
– Sevgili
– Arkadaş
– Muhib
– Mahbube
– Maşuka
– Mahbub
– Yar
– Düşman karşıtı
– Aşırı ilgili ve düşkün olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Düşmanına dikkat ettiğin kadar dostuna da dikkat et, iki gözünü birden kapatma.”
Kelime Kökeni: Ad
– Siyah ile kızıl arasında bir renkte olan at
– Doruk
Cümle içinde kullanımı: “Doru at yelelerini savurarak koşarken dünyada böyle bir güzellik olduğu için şükrettim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hayvansal iç yağı
– Soğuk ve sevimsiz kimse
– Hayvansal yağ
Cümle içinde kullanımı: “Mübarek don yağı gibi yüzü hiç gülmüyor sürekli surat asıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Elbiselik
– Çamaşırlık
– Çuha cinse kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Başkalarını küçümsemeden önce kendi donuna baksın, kimse kimseyi kıyafeti yüzünden eleştiremez.”
Kelime Kökeni: Ad
– Süs
– Bezek
– Ziynet
– Debdebe
– Süslemeye yarayan motif
Cümle içinde kullanımı: “Kolyenin üzerindeki donak öyle bir gösterişli göz kamaştırıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Soğuktan katı duruma gelmiş su ve benzer sıvı
– Buz
– Sıvıların soğuktan buz haline gelmesi
– Buz bağlama
– Kıyafet
– Elbise
– Renk
– Külot
– At kılının rengi
Cümle içinde kullanımı: “Uyandığımızda camdan dışarısının don tuttuğunu gördük.”
Kelime Kökeni: Ad
– Pisliğiyle ve inatçılığıyla bilinen hayvan
– Yabani ve evcil türü olan hayvan
– Hınzır
– Hain
– Çift parmaklı hayvan türlerinden biri
Cümle içinde kullanımı: “Domuz gibi yemekten başka ne yaptın başka?”
Kelime Kökeni: Ad
– Dişi manda
– Su sığırının dişisi
– Camız
– Kömüş
Cümle içinde kullanımı: “Bizde çok yemek yiyip eli iş tutmayan dombay denir.”