Kelime Kökeni: Ad
– Sara nöbeti
– Ruh hastalığı nöbeti
– Sinir hastalığı
– Epilepsi
Cümle içinde kullanımı: “Nöbetlerle ortaya çıkan dutarak hastada aniden ortaya çıkar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sara nöbeti
– Ruh hastalığı nöbeti
– Sinir hastalığı
– Epilepsi
Cümle içinde kullanımı: “Nöbetlerle ortaya çıkan dutarak hastada aniden ortaya çıkar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ocaktan tencere ve benzeri kapları indirirken kullanılan bez
– Tutacak
– Tutaç
– Tutak
Cümle içinde kullanımı: “Sobanın üzerindeki kara tencereyi dutacakla alıp tepsiye koy.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yaprakları ile ipek böceklerini besleyen ağaç
– Siyah, beyaz ve pembe meyveleri olan ağaç
– Karadut, akdut, mordut, kırmızıdut
Cümle içinde kullanımı: “Yaz aylarında en çok dutların ermesini özlemle bekliyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bakire
– El değmemiş kız
– Kız
– Kız oğlan kız
– Dokunulmamış
Cümle içinde kullanımı: “Bir başak gibi olan dûşîze açmamış gül goncası gibidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Dün geceye ait
– Dün geceki
– Dün geceyle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Dûşîne rüyalarını kimselere anlatma, hayırlısı olsun de geç.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hurma ve üzümden yapılan pekmez
– Pekmez
– Meyvelerin kaynatılarak koyulaştırılmış biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Çocukken en sevdiğim şey ekmeğin arasına dûşâb sürüp yemekti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Suyu yüksekten fışkırtarak yıkanma, temizleme
– Yıkanmaya yarayan alet
– Sırt
– Omuz
– Ketif
– Suyu fışkırtan alet
Cümle içinde kullanımı: “Sabahları evden duş yapmadan asla çıkmaz onun alışkanlığı da bu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Vaziyet
– Heyet
– Durmak işi
– Durmak biçimi
– Tavır
– Tarz
– Görünüş
– Hâl
– Postür
– Bedenin genel duruşu
Cümle içinde kullanımı: “Dışarıdan bakıldığında duruşunda bir sıkıntı olduğu hemen göze çarpıyordu.”
– Çalışmak
– Çabalamak
– Devşirmek
– Mücadele etmek
– Sebat etmek
– Toplamak
– Karşı karşıya gelip bir işe başlamak
– Bir araya getirmek
– Çarpışmak
– Duraksamak
– Emek harcamak
– Gayret etmek
Cümle içinde kullanımı: “Önce söylediklerimi sindirmek adına durumsayıp tekrardan konuşmaya başladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Vaziyet
– Mevki
– Pozisyon
– Konum
– Hâl
Cümle içinde kullanımı: “Durumun ne kadar vahim olduğunu umarım çabucak anlarsınız.”