Kemal nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik, bilgelik, eder, tutar, fazilet.
En yüksek değer.
Cümle içinde kullanımı:’Bir insanın kemal olması için görmüş geçirmiş olmasına gerek yoktur.’
Kemal nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik, bilgelik, eder, tutar, fazilet.
En yüksek değer.
Cümle içinde kullanımı:’Bir insanın kemal olması için görmüş geçirmiş olmasına gerek yoktur.’
Kesbetmek nedir?
Kelime kökeni: Arapça.
Kazanmak, elde etmek, edinmek.
Cümle içinde kullanma:’Dükkanın kesbettiği miktar aylık kirayı karşılamıyordu.’
İstiare Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Ödünç, borç ya da eğreti alma. Eğretileme.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Patronumdan istiare istemiştim sağ olsun beni geri çevirmedi’.
Katrak nedir?
Kelime yapısı: İsimdir.
Marangozlukta tomrukları kesmeye yarayan ve birden fazla testeresi olan biçme aleti.
Cümle içinde kullanımı:’Çırak daha katrak kullanmasını öğrenmemiş, eli iş tutmuyor.’
Yular Nedir?
Kelime Yapısı: İsim
Hayvanın tasmasına ya da başlığına takılan ve onu bir yere bağlamaya ya da çekerek götürmeye yarayan ip.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Babam sürekli sığırın yularından tutmam gerektiğini söyler ‘.
Katiyet nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Kesinlik, netlik, şüphesiz.
Cümle içinde kullanımı:’Bildiğim tek katiyet varsa oda bu sınavdan kalmayacağım.’
Kamet nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Endam, boy pos, Ses, gürültü, duruş, direnme, karşılık koyma, var olma.
Farz olan namaza kalkmadan önce okunan iç ezan.
Cümle içinde kullanımı:’Atatürk’ün öyle bir kameti öyle bir bakışı vardı ki karşısında kimse kolay kolay duramazdı.’
Kerpiç Nedir?
Kelime Yapısı: İsim
Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş balçık ve saman karışımı ilkel tuğla.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu sokağın bütün evleri kerpiçten yapılmış’.
İzzet nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Büyüklük, yücelik, ululuk, kudret, hürmet, ikram, ziyadelik, onur, itibar, saygınlık, galibiyet, şeref, saygı.
Bir kimse zelil iken kavi ve kudret sahibi olmak.
Muhterem ve mu’teber olmak.
Sayısı bulunamayacak kadar sınırlı olan.
Cümle içinde kullanımı:’Arkasında iyi bir dayanağı olmasa kendi izzetine laf getirtecek bir işe kalkışmaz.’
İzafe nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Bir şey üzerine meylettirmek, havale olmak, bağlanmak.
Katma, ekleme, ilave etme, aslen bir şeye ait olmayıp sonradan katılma, görecelik, yakıştırma.
Bağıl cümle veya isim tamlaması.
Cümle içinde kullanımı:’Bizim kulübe sonradan izafe ettirildiği için bu maça katılamayacak.’