Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sıkıntı verme
– Bıkkınlık
– Su kirlenmesi
– Usanç gelme
Cümle içinde kullanımı: “Ecim veren kötü durumları kendinizden savuşturmada başarısızsınız.
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sıkıntı verme
– Bıkkınlık
– Su kirlenmesi
– Usanç gelme
Cümle içinde kullanımı: “Ecim veren kötü durumları kendinizden savuşturmada başarısızsınız.
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Etli kemik
– Boynuzsuz koç
– Mızrağı olmayan
– Kraliçem
– Sultanım
Cümle içinde kullanımı: “Ecem, yıllar senin güzelliğinden hiçbir şey götürmemiş aksine çok şey katmış.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Dilsiz
– Sükut eden
– Sessiz
– Ebkem
– Konuşamayan
Cümle içinde kullanımı: “Sülalemizde ebsem olan kişi çoktur genetik gibi bir şey galiba.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İbrişim
– İpekten yapılan iplik
– Bükülmüş ipek
Cümle içinde kullanımı: “Yaşı ninenin elinde ebrışüm ayağında patik öylece ağacın altında oturuyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsanoğlu
– İnsan
– Ademoğlu
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı Âdem saraylar yapsa neye yarar, içinde oturacak bahta sahip olmadıktan sonra.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dilsiz
– Epsem
– Ahraz
– Konuşamayan
– Konuşma engelli
– Sessiz olan
Cümle içinde kullanımı: ” Konuşmaktan sakınan ebkem, dilini anlaşmak için kullanamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Aptal
– Beceriksiz
– Söz söylemeye muktedir olmayan
– Konuşmaya iktidarı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ebhem, lafı sözü tam anlamayan garip bir adamdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Adı ebediyen yaşayacak olan
– Adı sonsuza kadar yaşayacak olan
Cümle içinde kullanımı: “Tarihe ebed-nâm olacak liderler, halkın sevgisini ve takdirini kazanmış kişiler olacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Büyükler
– Saygın kimseler
– İtibarlı kimseler
– Ulu kişiler
– İleri büyük gelenler
Cümle içinde kullanımı: “Ailemizin önde gelen eâzimi içkiye düşman olup ağzına sürmemiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– İranlılar
– Arap olmayanlar
– Yabancılar
– Acemler
Cümle içinde kullanımı: “Eâcim olanlar için hazırlanan yemeklerin hepsi kendi kültürlerine ait.”