Kelime Kökeni: Ad
– Aşık
– Müptela
– Tutkun
– Vurgun
– Halk şairi
– Ak gözlü
– Halk ozanı
– Meclup
– Meftun
Cümle içinde kullanımı: “Emre her ne kadar asabi bir insan olsa da özünde yumuşacık bir kalbi vardır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Aşık
– Müptela
– Tutkun
– Vurgun
– Halk şairi
– Ak gözlü
– Halk ozanı
– Meclup
– Meftun
Cümle içinde kullanımı: “Emre her ne kadar asabi bir insan olsa da özünde yumuşacık bir kalbi vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Memleketin güvenlik içinde olması
– Güvenlik konularında eminlik ve asayiş
– Genel güvenlik
– Genel emniyet
Cümle içinde kullanımı: “Emniyet-i Umûmiyye sorunlarını böyle ortalık yerde tartışmayınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Mücbir
– Zorlayıcı
– Emredici
– Cebreden
– Zorlayan
– İcbar eden
Cümle içinde kullanımı: “Hayatın düzlükleri yanı sıra emmâre engebelerle de karşılaşacaksın hazır ol.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yerler
– Mekanlar
– Haneler
– Evler
– Mevkiler
– Yurtlar
– Mahaller
Cümle içinde kullanımı: “Eserde adı geçen emkine masmavi denizi ve yeşil tarlalarıyla cennetten bir köşeyi resmediyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-emir+Farsça-nâme
– Emri içeren yazılı belge
– Tebligat
– Yazılı buyruk
– Bildirim
Cümle içinde kullanımı: “Son söz emirnâme de yazıyor kimse bunun üzerine bir hak iddia edemez.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Emir hanımı
– Hükümdar eşi
– Otorite sembolü
– Emîr sözünün dişil biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Emîre ne buyur ederse karşı çıkmadan hemen yerine getireceksiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Emir gibi
– Emirlere yakışır tarzda
– Emredene yakışır biçimde
– Talimat gibi
Cümle içinde kullanımı: “Emîrâne sözlerine kulak asmayınız efendim şu an kendisi iyi değil.”
Kelime Kökeni: Ad
– Henüz yürüyen çocuk
– Yavaş adımlar atan
– Yeni emeklemeye başlayan çocuk
Cümle içinde kullanımı: “Emeklerce yürüyüşünden belli hala ayakları güçsüz görünüyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cariye
– Kadın köle
– Kadın sahabe
– Halayık
– Karavaş
Cümle içinde kullanımı: “Cahil cühela bir emedir lakin yumuşacık bir kalbi bal gibi tatlı sözleri vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Alamet
– İşaret
– İz
– Nişan
– Belirti
– İpucu
– Nişane
– Eser
Cümle içinde kullanımı: “Olayın arkasındaki gizli emâreleri bulmadan hareket edemeyiz.”