Kelime Kökeni: Zarf
– Diyerek
– Söyleyerek
– Sanarak
Cümle içinde kullanımı: “Yandım diye diye feryat ettikçe bozuk düzene dalan insanlar gibi alay ettin benimle.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Diyerek
– Söyleyerek
– Sanarak
Cümle içinde kullanımı: “Yandım diye diye feryat ettikçe bozuk düzene dalan insanlar gibi alay ettin benimle.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İpek böceği
– -Pike
– Dalmak
– Atlamak
– Daldırmak
– Suya atlamak
Cümle içinde kullanımı: “Dîve görmek istiyorsan kozalara dikkatlice bak.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Güve
– Ağaç kurdu
– Sülük
– Asalak hayvan
Cümle içinde kullanımı: “Gönül evini saran dîvçe içten usul usul çökertir adamı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Zırh yerine savaşlarda giyilen aslan veya kaplan derisinden yapılmış zırh
– Savaşlarda giyilen aslan postekisi
Cümle içinde kullanımı: “Dîv-câme giyen kendini ormanların kralı sanmasın, gerçek mertlik kandadır o da er meydanında ortaya çıkar.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dev yavrusu
– Potuk
– Bidi
Cümle içinde kullanımı: “Dîv-beçe sürüsünün başına tecrübeli bir çoban verilsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-divân+Farsça-hâne
– Odalar üstündeki geniş ve iyi döşenmiş sofa
– Kubbealtı
– Bahriye nezareti dairesi
– Geniş hol
Cümle içinde kullanımı: “Divân-hâne de oturup yapılan hasbihal sonrasında şerbetlerini için bir ortak yol buldular.”
Kelime Kökeni: Arapça-divân+Farsça-çe
– Küçük şiir mecmuası
– Küçük divan
– Harf sırası tertibiyle hazırlanan şiir mecmuası
Cümle içinde kullanımı: “Cebinde sürekli divânçe taşıyan, güzel sözlere aşık bir adamdı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dirneşmek durumu
– Güçlenip canlanmak
– Diri duruma gelmek
Cümle içinde kullanımı: “Çiçeklerin can suyu verilince dirneşmeye başlaması gibi su herkese hayat verir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Darphane
– Para basılan yer
Cümle içinde kullanılan: “Bizi direm-serâ da çalışıyorum diye kandırmış meğerse dolandırıcıymış.”
Kelime Kökeni: Arapça-Farsça sıfat
– Allah’a inanmış ve bağlanmış olan kimseye yakışır şekilde
– Dindar birine özgü
Cümle içinde kullanımı: “Dîn-dârâne konuşmalarınızı dinliyor büyük bir ferahlama hissediyoruz.”