Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dualar
– Yakarışlar
– Dini metinler
Cümle içinde kullanımı: “İçtenlikle edilen ediye elbet duyulur ve kabul olur inancını kaybetme.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dualar
– Yakarışlar
– Dini metinler
Cümle içinde kullanımı: “İçtenlikle edilen ediye elbet duyulur ve kabul olur inancını kaybetme.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Deliller
– Fıkıh biliminin dayandığı delilleri toplayan kişi
– İşaretler
– İspat sağlayan vasıtalar
– Alametler
– Emareler
Cümle içinde kullanımı: “Suça tanıklık edecek edille yokken kimseyi mahkum edemezsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Sanatçı
– Sanatla uğraşan kimse
– Nazik kimse
– Edebiyatçı
Cümle içinde kullanımı: “Sayın edîbe kelimelerinizde ki öfkeyi anlamlandırmaya çalışıyorum ancak bana fazla geliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-edîb+Farsça-âne
– Edepli ve terbiyeli bir kimseye yakışır biçimde
– Terbiyelice
-Sanatçıya ve edebiyatçıya yakışırcasına
– Nazik
– Edebiyatçı gibi
Cümle içinde kullanımı: “Edîbâne tavırlarına ve o güzel gözlerine bakmaktan kendimi alamıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-edeb+Farsça-âne
– Edeplice
– İyi ahlaklı
Cümle içinde kullanımı: “Edebâne davranışlarıyla bir anda herkesin sevgilisi oldu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Büyük birader
– Büyük erkek kardeş
– Abi
– Ağabey
– Aka
Cümle içinde kullanımı: “Bizde saygı gösterilen erkeğe ede diye seslenilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-eczâ+Farsça-hâne
– Eczacı dükkanı
– İlaç satan yer
– İlaç dolabı
Cümle içinde kullanımı: “Ezcâhâneye baktın mı belki de yarayı sarabileceğimiz bir şeyler vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cevaplar
– Yanıtlar
– Karşılıklar
Cümle içinde kullanımı: ”
–
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dağarcıklar
– Deri çantalar
– Meşinden yapılan çantalar, keseler
Cümle içinde kullanımı: “Yaşlı kadınların omuzlarına taktıkları ecribe de öğlen yiyecekleri nevale vardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yabancılık
– Ecnebilik
– Gariblik
– Yabancı olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Halk içinde ecnebiyye misali durmayın biraz samimiyet gösterin.”