– Gayret etmek
– Teşebbüs etmek
– Ayağa sıçramak
– Ayağa kalkmak
– Karşı durmak üzere hareket ve gayret etmek
– Bir şeye karşı tavır takınmak
– Hazırlanmak
– Girişmek
Cümle içinde kullanımı: “Onu durdurmak için öne doğru davrandı lakin yetişemedi.”
– Gayret etmek
– Teşebbüs etmek
– Ayağa sıçramak
– Ayağa kalkmak
– Karşı durmak üzere hareket ve gayret etmek
– Bir şeye karşı tavır takınmak
– Hazırlanmak
– Girişmek
Cümle içinde kullanımı: “Onu durdurmak için öne doğru davrandı lakin yetişemedi.”
Kelime Kökeni: Arapça-davet+Farsça-nâme
– Çağrı
– Davet yazısı
– Çağrılık
– Davetiye
Cümle içinde kullanımı: “Yeni üyelerimize gönderilecek olan davet-nâme hazırlandı mı?”
Kelime Kökeni: Arapça-davet+Farsça-kâr
– Albenisi olan
– Çağıran
– Davet eden
– Çekici
– Cazibeli
– Davet eden
– Alımlı
Cümle içinde kullanımı: “Şuh kahkahasıyla yeri göğü inletirken davet-kâr bakışlarıyla çok baştan çıkarıcıydı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çağrı kağıdı
– Bir toplantıya çağrılan kişilere gönderilen yazılı kağıt
Cümle içinde kullanımı: “Dün gelen davetiyeye baktınız mı, toplantı saatinin değiştiğini görmüşsünüzdür.”
– Çağırmak
– Celp etmek
– Birinin bir şeye uymasını istemek
– Kendine çekmek
Cümle içinde kullanımı: “En yakın arkadaşlarını yemeğe davet etmek istemeni anlıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dua ve niyaz
– Celb
– Çağırma
– Bir yerde bulunmayı teklif etme
– Ziyarete davet etme
– Sebep olma
– Yemekli düğün
– Çağırmak işi
Cümle içinde kullanımı: “Bizi davet etmeseydi gelmezdik zaten, çağrılmayan yere gelmeyiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Mahkeme
– Hakimlik
– Hakim olma durumu
– Yargıçlık
Cümle içinde kullanımı: “Kavga çıkmadan önce birinin dâverî rolünü üstlenmesi gerekiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Adaletli davranarak
– Davercesine
– Adil davranarak
Cümle içinde kullanımı: “Dâverâne bir davranış sergilediğiniz için hepinize tek tek teşekkür ederim.”
Kelime Kökeni: Farsa-ad
– Vezir
– Padişah
– Adaletli davranan kimse
– Allah’ın isimlerinden biri
– Vali
– Adil hükümdar
– Yönetici
Cümle içinde kullanımı: “Yüreğinin sesini duyan dâvere güven, o seni asla hüsrana uğratmayacaktır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Avukat sayısı yetersiz olan beldede avukatlık görevini üstlenen kimse
– Yasal kovuşturucu
– Avukat yetkisini taşıyan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dava vekili geçirdiği kaza sonucu maalesef ki duruşmaya katılamayacak.”