Kelime Kökeni: Sıfat
– Sabırlılık
– Metanet
– Sebat
– Başka
– Devam
– Ömür
– Kuvvetini kaybetmiş
Cümle içinde kullanımı: “Hem güçlü hem dayanık hem de vazgeçilmez biri olabilirsin.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Sabırlılık
– Metanet
– Sebat
– Başka
– Devam
– Ömür
– Kuvvetini kaybetmiş
Cümle içinde kullanımı: “Hem güçlü hem dayanık hem de vazgeçilmez biri olabilirsin.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Padişah perdecisi
– Dayanıklık
Cümle içinde kullanımı: “Dayangı önemli lakin sabır gerektiren işlerde biraz da mütevazi olmak lazım.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Dayanan
– Dayanıklı
– Mukavim
– Zorlu
Cümle içinde kullanımı: “Çok zorlu bir hayat yaşadığından olsa gerek dayangan bir yapısı var.”
Kelime Kökeni: Ad
– Oturulan yerde dayanmaya yarayan değnek
– Dayanacak şey
Cümle içinde kullanımı: “Dayangaç yardımıyla ayakta durabildiğini görmek gözlerimi yaşartmaya yetti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dayanacak
– Güvenecek şey
– Dayanak
– Katlanma gücü
– Sabır
– Mesnet
Cümle içinde kullanımı: “Öncelikle kendine bir dayanç noktası belirlemeli, karşılığı olmayan hislerin oluruna bakmamalısın.
Kelime Kökeni: Ad
– İstinat olunan şey
– Maddi ve manevi dayanılan şey
Cümle içinde kullanımı: “Aşktan ve sevgiden öte kendisine her anlamda bir dayancak arıyor.”
– Destek koymak
– Bir şeye istinat ettirmek
– Zor ve şiddetle vermek
– Teslim eylemek
– Yaslamak
– Ulaşmak
– Güç almak
Cümle içinde kullanımı: “Kendini duvara dayamak suretiyle kararan gözlerini sımsıkı kapattı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Düğün dernek
– Eğlenme
– Düğün için hazırlanan eğlence ve kutlama töreni
Cümle içinde kullanımı: “Nasibinde davul zurna ile baba evinden çıkmak yokmuş.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İki tarafı deri le kaplanmış, çomakla vurularak çalınan ve çok yüksek ses çıkaran alet
– Bateri
– Tokmak ve değnekle çalınan çalgı
Cümle içinde kullanımı: “Düğün dernek olmadan, davullar çalmadan biz gelini evden çıkarmayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Etkili ses
– Hz. Davud’un sesine benzer gür ses
– Pek hoş ve etkili ses
– Kalın ve tok ses
Cümle içinde kullanımı: “Gözleriyle gözlerimi esir ederken dâvudî ses tonu ruhumu okşamaya devam ediyordu.”