Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Defterler
– Kağıttan beyaz kağıtlar
– Pusulalar
Cümle içinde kullanımı: “Eski el yazması bir defâtir bulduğunu duymuştum, bana da gösterir misin?”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Defterler
– Kağıttan beyaz kağıtlar
– Pusulalar
Cümle içinde kullanımı: “Eski el yazması bir defâtir bulduğunu duymuştum, bana da gösterir misin?”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– İki kere
– İki defa
– İki kez
– İki sefer
Cümle içinde kullanımı: “Def’ateyn ölemeyeceğine göre korkmana gerek yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bir defada
– Hemen
– Derhal
– Aniden
– Ansızın
– Fücceten
– Nagehan
Cümle içinde kullanımı: “Yanlış anlaşılmasın def’aten sizi aramış, halinizi hatırınızı sormuştum.”
Kelime Kökeni: Arapça-defîne çoğul biçimi
– Gömüler
– Hazineler
– Defineler
– Kaynaklar
– Servetler
Cümle içinde kullanımı: “Her insanın kalbinde bir defâ’in olduğuna inanıyorum.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Defalarca
– Birçok defalar
– Sürekli olarak
– Sık sık
Cümle içinde kullanımı: “Defa’âtle aynı tedavi üzerinde durmanızı salık veriyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi defa’ât
– Nevbet
– Kez
– Kere
– Bir kere
– Defa
– Sefer
Cümle içinde kullanımı: “Kaç de’fa üzüldüm bu yollarda, döktüğüm gözyaşlarını bavullarıma biriktirdim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir başkasının arkasından söz söylemek
– Kınamak üzere yapılan konuşma
– Kılükal
– Söylenti
Cümle içinde kullanımı: “İnsanların arkasından dedikodu döndürerek gelişip güzelleşemezsiniz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bektaşîlikte Kırşehir’deki pir makamına bağlılık
Cümle içinde kullanımı: “Dede bağı makamına erişebilecek uhrevi bir ruha sahip olmalısın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bektaşîlikte Kırşehir’deki pir makamının postnişine verilen ad
– Büyük baba
– Annenin babası
Cümle içinde kullanımı: “Dede babamız sağ olsun hepimize birer arsa bırakarak geleceğimizden korkmamızı sağladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Büyük peder
– Peder
– Tarikat babası
– Kıdemli derviş
– Mevlevi şeyhi
– Yaşlı kimse
Cümle içinde kullanımı: “Rahmetli dedem toprağın insanlar için tek yaşam kaynağı olduğunu söylerdi.”