Kelime Kökeni: Ad
– Katlama
– Katlanma
– Büklüm
– Katlama yeri
– Katlanma miktarı
– Lüle
– Kumaş vesairenin katlandığı çizgi
– Silindir biçiminde kıvırma
Cümle içinde kullanımı: “Akşam yemeğini iki şer dürümle geçiştirelim diyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Katlama
– Katlanma
– Büklüm
– Katlama yeri
– Katlanma miktarı
– Lüle
– Kumaş vesairenin katlandığı çizgi
– Silindir biçiminde kıvırma
Cümle içinde kullanımı: “Akşam yemeğini iki şer dürümle geçiştirelim diyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dersler
– İbretler
Cümle içinde kullanımı: “Mektep ve dürûs nasıl gidiyor önce bir izahat ver bakalım. “
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yivler
– Derzler
– Kemik arası yüzey kısımlar
– Dürziler
– Ayırma yerleri
– Kendilerine özgü mezhepleri olan topluluk
Cümle içinde kullanımı: “Suriye’de ve Lübnan2ın bazı bölgelerinde görülen dürûz topluluğu tek tanrıcılığa inanan dini bir topluluktur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yalancılık
– Yalan söyleme huyu
– Yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmek
Cümle içinde kullanımı: “Dürûg-zenî meslek haline getirmiş birinden doğruluk yemini isteyemezsin.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yalancı
– Yalan söylemeyi huy edinmiş kimse
– Riyakar
– Mürai
Cümle içinde kullanımı: “Beni böyle rezil eden dürûg-zen akrabalarımdır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yalan
– Gerçek olmayan siz
– Uydurma
– Kıtır
– Riya
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerime bakarak söylediğin bunca dürûga rağmen sevmiştim ben seni.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kereste
– Ekin biçme
– Kesilmiş ağaç
– Dua
– Övgü
– Tahiyye
– Medih
– Övme
Cümle içinde kullanımı: “Sağımdaki solumdaki düşmanlarımdan, kalbimdeki dostlarımdan dürûd görmeye alışık değilim.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– iki yüzlü
– İki tarafı olan
– Sahtekar
Cümle içinde kullanımı: “Yüzünden meymenet okunmayan dürû insanlardan korkarım ben.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– İnciye özgü
– İnciye mahsus
– Parlak
– Işıldayan
– İnci gibi parlayan
– Işıklı
Cümle içinde kullanımı: “Sedef kakmalı sandıktan çıkan dürri aynanın güzelliği gözlerimi kamaştırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İri inci tanesi
– Darı
– Mısır tanesi
– İnci
Cümle içinde kullanımı: “Tavukların yiyeceği dürreyi getir de kümese dökelim.”